Kısa kısa: Bu haftanın gök olayları… (This week’s space happennings…!)

Temsili  resim

(Kaynak: NASA/SOFIA/L. Proudfit/D.Rutter, space.com)

Evrenin  ilk  molekülü  uzak  bir  gökadada  belirlendi….! (Universe’s first  molecule  in distant  nebula…!)

Samantha  Mathewson’un space.com’da  yayımlanan  haberinde, belirlenen  bu  molekülün, Büyük  Patlama’dan (Big  Bang)  sonra  oluşan  ilk  molekül  olduğu  ileri  sürüldü.

Bu  molekül, ‘helyum  hidrit’, NASA’nın  SOFIA  (Stratospheric Observatory for Infrared Astronomy)  uçan-gözlemevi  kullanılarak, 3000  ışık  yılı  uzaklıktaki  gezegen-bulutsusu  NGC 7027   içinde  belirlendi. NGC 7027  Güneş-benzeri  bir  yıldızın tozlu kalıntısı.

Evrenbiimcilere  göre, Büyük  Patlamadan (Big  Bang) sonraki  yüzbinlerce  yıl  süresince, evren atomların  birbiriyle  birleşmesine  olanak  vermeyecek  kadar sıcak  ve radyasyon  doluydu.     Bu  dönemde, hidrojen, helyum ve  lityum  gibi, sadece birkaç  tip  atom  mevcuttu.

Yeni  bir araştırmaya  göre, Büyük  Patlamadan  sadece yüzbin  yıl  kadar  sonra evren  hidrojen  ile  helyum  birleşerek  ‘helyum hidrit’  molekülünün oluşmasına  olanak  sağlayacak  kadar  soğudu.

Araştırmacılar, ‘helyum  hidrit’i  laboratuar  ortamında  da oluşturdu.  Bu  keşfin  önemi, evrenin  erken  dönemi  kimyasına  da  ışık  tutacak  olması.

Evren  soğuduğunda, hidrojen  atomları ‘helyum hidrit’le  etileşmeye  başladı  ve moleküler  hidrojen  sentezlendi. Moleküler  hidrojen  de  yıldız  oluşumunda  kullanıldı. Yıldızlar  da  evrenin  diğer  maddelerini  sentezlemeye  başladı.

Astronomlar, uzun  zamandır, uzayda ‘helyum hidrit’in  varlığını  ispatlamaya  çalışmaktaydı.   NGC 7027  ‘helyum  hidrit’in  araştırıldığı ortamların  başında  gelmekteydi.

SOFIA,  bir  Boeing 747-SP  uçağına  yerleştirilmiş  bir  teleskop / ekipman. Bu uçak, 15,000  metre kadar  yukseklikte  uçarak, atmosferik  etkilerden arındırılmış  gözlem  yapmaya  olanak  sağlamakta. Bu  teleskop, özellikle  ‘helyum  hidrit’  araştırması  için  özel  bir  ekipmanla  donatılmıştı.

https://www.space.com/astronomers-detect-universe-first-molecule-space.html

 

İkili  yıldız  sisteminin  üçüncü  gezegeni…! (Third  planet in two-star  system…!)

Kepler-47  sistemi (temsili)

(Kaynak: NASA/JPL-Caltech/T. Pyle), space.com)

Mike  Wall  tarafından, space.com’da  16  Nisan 2019’da   yayımlanan  bir  haberde, bir  ikili-yıldız  sisteminin  üçüncü  gezegeninin  belirlendiği  duyuruldu.

Bu  gezegenin  belirlendiği   Kepler-47  sistemi, 3.5  milyar  yıl yaşında  ve   3340  ışık  yılı  uzaklıkta.

Araştırmacılar, Kepler-47  sistemindeki  yıldızlardan  birinin Güneş  büyüklüğünde, diğerinin  ise Güneşin  üçte  bir  kadar  kütlede  olduğunu  belirledi. Bu  iki  yıldız  ortak-kütle  merkezi  etrafında  7.45 gün  süren  bir  periyodla  dolanıyor.

Bu  yıldız  sisteminin  ilk  iki  gezegeni, 2012’de  keşfedilmişti.

Keşfedilen  son  gezegen, Kepler-47d, Dünyanın  yedi  katı  kadar  büyüklükte. Kepler-47b  ve Kepler-47c Dünyanın 3.1  ve 4.7  katı  kadar  kütlede.  Bu  gezegenler yıldızların  ortak  yörüngesini 49  ve  303  günde  dolanmakta.  Kepler-187d’nin  yörüngede  dolanma  periyodu 183  gün  olarak  belirlendi. Bu  gezegenlerin  yoğunlukları  Satürnün  yoğunluğundan  daha  düşük.

Üç  gezegenin yörüngeleri.

https://www.space.com/third-alien-planet-in-tatooine-system-kepler-47.html

XT2

(Kaynak: NASA/JPL-Caltech/T. Pyle/space.com)

Yeni  bir  nötron  yıldızı  çarpışması  belirlendi…! (Another Neutron-Star Crash Spotted…!)

Mike Wall  tarafından, space.com’da  17  Nisan  2019’da  yayımlanan  bir  haberde,  astromların, bir  nötron  yıldızı  çarpışmasını yayımlanan  x-ışınları  vasıtasıyla  belirlendiği  duyuruldu.

Astronomların, NASA’nın  Chandra X-ışını  Gözlemeviyle  gerçekleştirdiği  bu  keşif,  6.6  milyar ışık  yılı  uzaklıktaki  iki nötron  yıldızının çarpıştığını  kanıtladı.

(Kaynak: X-ray: NASA/CXC/University of Science and Technology of China/Y. Xue et al.; Optical: NASA/STScI), space.com)

Nötron  yıldızı  çarpışmalarının  gravitasyon  dalgalarına yol  açtığı  biliniyordu. Böyle  bir  çarpışmanın  yol  açtığı  gravitasyon  dalgaları 2017’de  belirlenmişti.

Araştırma  grubunun  şefi  Yongquan Xue, (University of Science and Technology, Çin), 22 Mart 2015’te parlayan  bu  x-ışını  kaynağının (XT2), parlaklığını 30  dakika  süreyle  koruduğunu, parlaklığını  takibeden  6.5  saatlik  süre  içinde  tamamen  kaybettiğini söyledi.

Araştırmacılar, bu  gözlemde  elde  edilen x-ışını izinin (signature)  yenidoğan  bir  ‘magnetar’ın (çok  büyük  bir  hızla  dönen  ve  çok  güçlü  bir  manyetik  alanı  olan  nötron  yıldızı) x-ışını  iziyle  uyuştuğunu  söyledi.

Bu  bulguya  dayanarak, nötron  yıldızı  çarpışma  ürünü  olan  XT2’nin bir  Kara  Delik  değil,  Magnetar  olduğu sonucuna  varıldı !

 

https://www.space.com/neutron-star-crash-x-rays-chandra.html