Voyagers bazı  soruları  cevaplarken, yeni sorulara (mı)  yol  açıyor…? (Voyagers  deepens some mysteries…!)

Güneşin (yıldızın) elektromanyetik  etki  alanı (şematik)

(Kaynak: NASA /JPL-Caltech space.com)

Voyager  araçları, NASA’nın 1977’de uzaya  peşpeşe  gönderdiği  araçlar.  Uzayın  derinliklerine  doğru  olan  yolculukları 42  yıldan beri  sürmekte… Bu  araçların  yolculuklarıyla  ilgili  haberler  de, zaman  zaman  gündeme  gelmekte; araçların  gerçekleştirdiği  araştırmalar  güncellenmekte.

Bu  araçlarla  ilgili  son  yazılardan  biri, Mike  Wall  tarafından, space.com’da, 4 Kasım 2019’da  yayımlandı.

Voyager  araçları  gündeme  geldiğinde, Güneş  Sisteminin  Sınırı  konusu  da,  kaçınılamaz  olarak, gündeme  gelmekte. En azından  biz  gündeme  getirmekteyiz ! NASA, ısrarla, bu  araçların  ‘Güneş  Sisteminin  Sınırı’ dışına  çıkmayı  başardığını ileri  sürse  de, biz, ‘önce, Güneş  Sisteminin  Sınırı’ndan  ne  anladığını  açıkla’ hatırlatmasını  yapmaktayız.

Hiç  olmazsa  Mike  Wall, son  haberinin  girişinde, ‘sun’s  sphere  of  influence’ (Güneşin  etki  küresi)  ifadesini  kullanmış  ki, bizim  de  savunduğumuz  budur. Güneşin  etki  küresi  ile Güneş Sisteminin  Sınırı, kıyaslanabilecek  şeyler  değildir !

*

NASA, Voyager 2  aracının ‘yıldızlararası  ortama’ (interstellar  space) girdiğini (ulaştığını) Kasım 2018’de  açıklamıştı. NASA,  Voyager 1’in  bu  alana uşaltığını   2012’de   duyurmuştu.

Wall, Voyager 2  tarafından  toplanan  verinin  analizinden, astronomlar  mevcut  sorulara  cevap  ararken, yeni  soruların  doğduğuna dikkat  çekti.

Güneşin  fırlattığı / fışkırdığı  atomaltı  elektrik  yüklü parçacıklar  Güneşin  etrafında bir  balon (Günküre; heliosphere) oluşturacak  şekilde  yayılır. Bu  balonun  sınırlandırılmış  bir  hacme  sahip  olması diğer  yıldızlardan  gelen  parçacıkların frenleyici  etkisinden.  NASA’nın  bildirdiğine  göre, Voyager 2  aracı, Voyager 1’den  sonra Güneşin  bu  balonunun  dışına  çıkabildi. Vayager 1 (Güneşe göre) kuzey  yönünde  ilerlerken, Voyager 2  güney  yönünde  ilerlemekte. Voyager 2, Günküre sınırı  olan  Gündurdu’yu (heliopause) Güneşten 119  AU uzaklıktayken (1 AU: Dünya-Güneş  mesafesi; 150 milyon km) geçebildi. Voyager 1  ise, Gündurdu’yu yaklaşık  aynı  mesafe  olan 121.6  AU  uzaklıktayken  geçmişti.

Güneş balonu  sabit  bir  yapı  olmayıp, Güneş  patlamalarına  (ve  Güneş  rüzgarlarının  şiddetine) da  bağlı  olarak, sönüp-şişen (kısaca, titreşen)  canlı  bir  yapı. Dolayısıyla, Güneş  balonunun  çapının (eksenlerinin) bu  Güneş  patlamalarının  arttığı  ve  azaldığı  dönemlerde farklılık  göstermesi  beklenirdi; astronomlar  bunu  bekledi. Ancak, Voyager 2’nin  gönderdiği  veriden, araçların  bu sınırı  geçtiği  andaki  Güneş  aktivite  seviyesi  dikkate  alınarak, (Güneşe  kıyasla) uzaklıkları  arasında önemli  bir  farkın  görülmemiş  olması astronomların  kafasında  yeni  bir  soruya  yol  açtı. Voyager 2 araştırma  grubundan Stamatios Krimigis  (Johns Hopkins University Applied Physics Laboratory in Laurel, Maryland; ABD)  böyle  söyledi.

Voyager 1’in 2012’deki  sınır-geçişinden  önce, iç  ve  dış  bölgelerdeki manyetik  alan  vektörlerinin  farklı yönlerde oluşması  beklenmekteydi. Fakat, Voyager 1’in  gerçekleştiridği ölçümlerden, yıldızlararası  bölgedeki manyetik  alanın  (alan  çizgilerinin) Günküre  içinde  ölçülenle  hizalanmış / paralel  olduğu  belirlendi. Bu  durum  Voyager 2’nin  ölçümlerinden  de  görüldü. Araştırmacılar  elde  edilen bu  sonuçların bir  tesadüfle  açıklanamayacağını düşünmekte.

Her  iki  araçla  da,  bu  manyetk alanda  bir  ‘kaçak’ (leakage;  ‘interstellar  flux  tubes’) olduğu  belirlendi.

Voyager 1  ile Gündurdu  bölgesi  içine  sızmış ‘yıldızlararası  parçacıkları’ (interstellar  particles) belirlerken, Voyager  2  ise bazı, Günküre  dışına çıkmayı  başarmış  Güneş  parçacıklarını belirledi. Bunlar,  zıt  yönlü  kaçaklardı !

Voyager  1, Güneş  rüzgarı  hızının Gündurdu  sınırına  yaklaşırken neredeyse  sıfıra  yaklaştığını  belirlerken, Voyager 2  ise, bu rüzgar  hızının Gündurdu  sınırını  geçerken  dahi yeterince  büyük  olarak  gerçekleştiğini  belirledi.

Voyager  araçlarının  kalan  nükleer  yakıtlarıyla, beş  yıl  kadar  daha  görev  yapması (veri  göndermesi) beklenmekte.

Voyager 1  aracı  halen  Dünyadan 148  AU  uzaklıkta.  Voyager 2  ise 122.4  AU  uzaklıkta. Bu  iki  araç, farklı  yönlere  doğru  yol  aldıklarından,  birbirinden 160  AU  kadar  uzaklıkta.  NASA’nın  Plütona  (ve  daha  sonra (2014 MU69) Ultima Thule’ye)  gönderdiği  New  Horizons  ise sadece  46  AU  uzaklıkta.

 

Yararlanılan  Kaynaklar:

https://www.space.com/nasa-voyager-2-interstellar-space-mysteries.html

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.