Bir Eğitim Uçağı kazası daha…! (Another Trainer Aircraft accident…!)

Yalnız uçma izni alabilmiş bir Öğrenci-Pilot’un kullandığı uçak, kalkıştan kısa bir süre sonra, mecburi iniş yapılırken yere çakıldı….Meydana gelen bu kazadan ağır yaralı olarak kurtulan Öğrenci-Pilot’un daha sonra, hayatını kaybettiği duyuruldu. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz…

*

Basında yer alan haberlere göre, uçakta, (kalkıştan hemen sonra) bir motor arızası meydana gelmiş; İstanbul Valiliği, açıklamasında böyle söylemiş…

Kaza, TEM otoyolunun (Trakya Bölümü) hemen yakınında, Büyük Çekmece Gölü uzantısında meydana gelmiş… Hezarfen Hava Alanının yakınında bir yerde…

Basında yer alan bilgilere göre, bir (Uçak, Uzay Müh., Dr.) akademisyen, bu kaza üzerine Basına görüş verirken ‘…’iyi opere edilmiş bir uçak…’ demiş ! Ne demek istediğini, TDK Sözlüğüne de baktıysak da, anlayamadık…!

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: oe.jpg

Uçağın ait olduğu Havacılık Okulundan yapılan açıklamada, ‘Motor Arızası’ ifadesinin kendilerinin bir beyanı olmadığı, kazanın bir arıza sonucu mu, yoksa, kullanımla ilişkili mi olduğu hususunun Kaza İncelemesi sonunda (üç ay kadar sonra) belirlenebileceğini düşündükleri ifade edilmiş…!

Internet Gazetesi ‘NTV haber’de, 22 Ekim 2020 tarihli ve saat 14:51’de yayımlanmış görünen bir haberde, kazaya uğrayan uçağın ait olduğu Uçuş Okulunun bir yetkilisinin beyanına yer verilmiş. Bu beyana göre, Öğrenci-Pilot, uçağın kalkışından iki dakika kadar sonra zorunlu iniş planlamış… Bu bir ‘arıza beyanı mıydı’, Öğrenci-Pilot bir arızadan veya problemden bahsetti mi… yapılan açıklamada yer almamış… Bu açıklamada Yetkili, Öğrenci-Pilotun eğitiminin ileri bir safhasında olduğunu (yalnız uçabilecek kadar eğitimli olduğunu), hava şartlarının uçuş için uygun olduğunu, ayrıca, Kaza İnceleme Raporunun iki aya kadar hazırlanabileceğini tahmin ettiğini(!), Rapor Ellerine geçince bunu Basınla paylaşabileceklerini (!) de beyan etmiş…

(‘… İlk kez yanında bir öğretmen pilot olmadan yalnız uçuş yapıyor…’ Gerçekten ilk yalnız uçuşu muydu…bilmiyoruz…!)

https://www.airporthaber.com/kose-yazilari/ucus-egitiminde-kaza-karnemiz.html)

Bu beyanın sahibi ayrıca, bu beyanı yaptığı saat itibariyle, aynı tipte beş uçaklarının daha uçuşta olduğunu söylemiş… (Uçaklarının güvenilir olduklarını vurgulamak için…) Nitekim, enkaz mahallindeki çalışmalar-dün itibariyle-devam ederken, gökyüzünde benzer uçaklar uçmaktaydı…! Bu noktada, ‘neden uçmaktaydı’ sorusunu sormamız gerekir…! Havacılıktaki kurallardan biridir; bir kaza meydana gediğinde, en azından, aynı tipteki uçakların uçuşu derhal durdurulur… Aynı pisti kullanan diğer tipler ise, meydana gelen kazadan haberdar edilmek kaydıyla, ‘saygı gereği’ uçuşlarını sonlandırırlar…!

Uçuş Okulu Yetkilisi, Valiliğin ‘Motor Arızası’yla ilgili beyanına da: ‘Kendi yorumlarını yapmışlar’…cevabını vermiş…

*

Uçağın, fotoğraflardan göründüğü kadarıyla, yumuşak bir araziye (göl yatağına) ‘yaklaşık 50-60 derecelik bir açıyla, burun üstü’ düştüğü (çakıldığı), motor bölümünün toprağa saplandığı anlaşılıyor. Uçağın burnu, kanatların hücum kenarı çarpma darbesi alacak kadar, toprak yüzeyiyle temas etmiş… Uçağın parçalanarak etrafa saçılmamış olmasının olası başka bir sebebi de, çapma anındaki hızının nispeten düşük olması gibi görünüyor…

Sözü uzatmadan, görüntü, bir stol’a (uçuşu sürdürebilmek için gereken hızın altına inilmesi; hız kaybı) ve takiben de (sola) spin’e işaret etmekte… Bu (olası) stola motor veya yakıt ilişkili bir şeyin sebep olup olmadığı ise inceleme sonunda belirlenebilir. Bu noktada, özellikle ABD’de meydana gelen Küçük Uçak Kazaları pilotların ‘stol’ konusunda yeterince ‘eğitilmediklerini’ (bilgilendirilmediklerini değil…!) düşündürmekte… Şüphesiz, 2016’da Çorlu yakınında meydana gelen başka bir Eğitim Uçağı Kazası da… (Hani, şu, Kaza İnceleme Raporu (sonuçu) hakkında bilgi edinemediğimiz kazalardan biri…!)

Dikkati çeken diğer bir husus, uçakta yangının çıkmamış olması… Şüphesiz, çarpma sürecinde bir yakıt kaçağı meydana gelmediyse yangın çıkmayabilir… Ancak, bir yangının çıkmamasının başka sebebi de olabilir…! Kazayı inceleyecekler, herhalde, bunları da araştıracaktır…

Şüphesiz, titiz bir incelemeyle, bu kazanın sebebi / sebepleri ortaya çıkarılabilir; umarız çıkarılır…

(Alınabilecek tedbirler arasında, ‘yalnız uçuşların’, belki de tüm kalkış-inişlerin (görüş mesafesi sınırları içinde ve yerden de) videoya kaydı kuralının getirilmesi de düşünülebilir. Pisti, Pistbaşı yönlerini sürekli kaydedecek birkaç kamerayla… Herhalde, bunların tesis maliyeti fazla olmayacaktır…!)

Ancak, bu kazanın inceleme raporu yayımlandığında, bu raporda yer alacak, ‘suya-sabuna dokunacak’ bilgilerin Basınla paylaşılması-biraz-fazla iyi niyetli bir beklenti…!

Bu sitede daha önce de sormuştuk, Sizler (Basın, Vatandaşlar, İlgililer..) son beş yılda meydana gelen benzer /ilişkili kazaların sebepleri hakkında bilgi sahibi olabildiniz mi ? Her şey bir yana, mevcut Yasal Mevzuat buna engel…; bunun farkında mısınız ?

Peki, bu Yasal Mevzuatın (uçuş emniyetine katkıda bulunacak bir şekilde) yeniden gözden geçirilmesi, (ağızlara sakız edilen) güncel söylemiyle, ‘güncellenmesi’ için herhangi bir girişimde bulundunuz mu…?

Yoksa, Halk Deyişiyle, ‘Fakirin’ ‘askıda ekmeği’ olan ‘umut’la mı yetindiniz ve yetinmektesiniz…?

Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.ahaber.com.tr/video/yasam-videolari/son-dakika-istanbul-buyukcekmecede-egitim-ucagi-dustu-a-haber-olay-yerinde

https://abcgazetesi.com/buyukcekmecede-dusen-egitim-ucaginin-pilotundan-aci-haber-364047

https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/son-dakika-istanbulda-egitim-ucagi-dustu-6092840/

https://www.ntv.com.tr/turkiye/son-dakika-istanbulda-egitim-ucagi-dustu-pilot-agir-yarali-buyuk-tehlike-atlatildi,4PunOtXLwkWYxTZXSDKObA

NASA’dan lise öğrencilerine yarışma çağrısı…(NASA invites students to join Lucy Mission in space contest…!)

NASA’nın yeni asteroid inceleme projesi, LUCY (temsili)

(Kaynak: spacedaily.com)

NASA, Jüpiterin Lagrange bölgesinde bulunan Trojan Asteroidlerinden yedisini, 12 yıl sürecek bir görev süresi içinde, incelemek için, bir yıl kadar sonra bir araç gönderecek.

NASA tarafından bu hafta başlatılan bir yarışmaya Lise öğrencileri davet edildi. Bu yarışmayı kazanacak öğrencilerin, 16 Ekim -5 Kasım 2021’e planlanan fırlatılışı, Florida’dak Cape Cenaveral Hava (Fırlatma) Üssünde izlemesi sağlanacak.

Trojan asteroidleri Jüpiter’in Lagrange 4 ve L5 bölgelerinde (Lagrange (Point) noktalarında değil…!) hapsolmuş asteroidler. (Kısaca, gezegenlerin kendi gravitasyon alanlarıyla Güneşin gravitasyon alanının kesiştiği ve içine giren gök cisimlerinin sürekli veya belirli bir süre bu alanda kalabildiği (hapsolabildiği), gravitasyonel olarak-nötr denebilecek alanlar (gerçekte, hacimler).

NASA’nın bu araştırma projesinin adı, Habeşistan’da 1974’te keşfedilen ve 3.2 milyon yaşında olduğu belirlenen kafatası LUCY’den aldı. Keşfedilen bu ‘insanımsı’nın, insanların en erken dönem atalarından olduğu düşünülüyor.

Lucy’nin planlanan yörüngesi.

Benzer şekilde, Trojan asteroidlerinin de, Güneş sisteminin orijinin anlaşılmasına ışık tutacağı düşünülüyor.

NASA’nın ABD’deki Lise (High School) öğrencilerine açık olduğu görülen bu yarışmasında, öğrencilerden biyoloji, Dünya bilimi (jeoloji), astrobiyoloji, uzay araştırmaları ve gezegen bilimi alanında sanat eseri (artwork), video ve bunları açıklayan / anlatan metinler hazırlamaları bekleniyor. Gerçekleştirilecek bu çalışmalarda, Lucy fosili ile Trojan asteroidlerinin insan orijini hakkında neler düşündüreceği konusuna yoğunlaşmaları bekleniyor.

Yarışmanın detayları kaynak haberde ayrıca belirtilmiş…

Yarışmaya katılanların hazırlayacağı bir bilgi paketi (açıklaması ve bir şiir; patch) uzayda muhtemelen milyonlarca yıl dolaşacak bu araca yerleştirilecek; bir gün soydaşımız birileri tarafından bulunur ümidiyle…

Bu duyuruda, pek sempatik bulmadığımız bir bilgi de vardı; bizce, NASA’ya pek yakışmayan bir talimat: ‘The winners/teachers will be responsible for costs to attend the Launch’…?

Yarışma detayları aşağıdaki sitede açıklanmış.

 LucyinSpace.asu.edu

Bu etkinlik NASA ile Arizona Devlet Üniversitesi tarafından düzenlenmiş. Üniversite gerek LUCY araştırması ve gerekse bu asteroid araştırmasının bir parçası…

*

Bu noktada, bizler ne yapıyoruz ?

Uzaya, bu bağlamda, araç gönderemediğimiz gerçeği ortada… Belki bir gün o da olur…

Ancak, salgın hastalığın ‘örselediği’ eğitim programlarımız kapsamında, öğrencilere moral verecek, onları harekete geçirecek bir şeyleri bizler de yapabiliriz… Bir örnek olarak, ‘uzaylı’ gibi baktığımız/gördüğümüz bu ‘salgın’ üzerine…

Öğrencilere de, ‘askıda’ki hediyelerden verebiliriz…!

Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.spacedaily.com/reports/NASA_invites_students_to_join_Lucy_Mission_in_space_contest_999.html

SpaceX Starlik Uydu-dizisi fırlatılışı 20+ dakika sonra…! (SpaceX launches new Starlik communication satellites-group in less than 30 minutes…!)

Güncelleme: Ertelenen fırlatış 24 Ekim 2020, Cumartesi günü gerçekleştirildi…!

…………………………

Güncelleme: 19:09

Maalesef, fırlatılış son dakikalarda, ertelendi !!!

…………………………..

Yeni Starlik iletişim uydusu dizisi fırlatılışı canlı olarak izlenebilir. Fırlatılış az sonra…! (Saat takibi ekranın sol üstünden…)

Osiris-Rex…başardı…! (Osiris-Rex…succeeds…!)

(Kaynak: NASA Osiris-Rex mission)

Sabit görüntüde: soldaki, aracın temas anı. Sağdaki ise gaz püskürtüldükten sonra etrafa saçılan taş parçalarının (kalkan toz sebebiyle silik) görüntüsü.

NASA’nın gök cismi (asteroid yavrusu) Bennu’ya gönderdiği aracı Osiris-Rex, dün gece yarısında, bu gök cisminin yüzeyine temas ederek, yüzeyden taş-toz parçaları numunesi almayı-göründüğü kadarıyla- başardı…!

NASA ekibinin yaptığı açıklamada, aracın temas ettiği bölgedeki yüzey yapısının, nispeten küçük taş parçalarını da barındırdığı, ayrıca, aracın numune toplama ekipmanının temas ettiği kaya parçalarının beklenenden daha kırılgan olmaları sebebiyle, bir kısmının parçalanması sonunda, numune toplama işleminin kolaylaştığı ifade edildi.

Aracın gönderdiği görüntülerden de, aracın yüzeye temasını takiben, yüzeyden numune kaldırmak (tozutmak !) için püskürttüğü gazın, çok miktarda taş parçasını havalandırabildiği de belirlendi. Bu parçaların bir kısmı, haliyle, aracın numune toplama filtre-kabının içine yöneldi.

Yine de, aracın hangi miktarda numune toplayabildiği önümüzdeki saatlerde-günlerde ayrıca açıklanacak…

Eğer, numune toplama teşebbüsü başarısız olduysa, tekrar denenecek… Aracın ilave iki deneme şansı daha mevcut…!

Bennu, uzun kenarı 565 metre kadar olan ve Dünya-Mars arası bir yörüngede 436 gün süren bir periyodla dolanan bir gök cismi. Bennu, 11 Eylül 1999’da, yakın gök cisimleri araştırma programı olan LINEAR (Lincoln Near-Earth Asteroid Research) kapsamında keşfedilmişti.

Taş-toz toplama ekipmanı nasıl çalıştı; aşağıda:

Havacılık… ‘akıl işi’…! (Aviaton… ‘smart’s business…!)

Sirrus SR 22

(Kaynak: kathrynsreport.com)

Sirrus 22, acil inişte paraşüt kullanma olanağı sağlayan küçük bir uçak… Satışa sunulduğunda, bu özelliği sebebiyle büyük ilgi çekmişti… Bu parşütü, uçağın, en azından, hafif hasarlı olarak inişine olanak vermekteydi…; olası hasarlanmaları yüzde yüz önleyemese de…

*

14 Ekim 2020’de, Yuba Şehri yakınında (Kaliforniya) meydana gelen bir olay sonunda *kazaya dönüştü…!

İçinde üç kişi bulunan ve Hollywood Burbank Airport’tan, Colusa County Airport’a gitmekte olan uçağın uçuşu esnasında, kötü hava koşullarının da etkisiyle yakıt bitince, yüksek enerji hattını da sıyırarak, bir çeltik tarlasına acil iniş paraşütüyle inmek zorunda kalındı…

Pilotun, uçağın bu acil inişine, meydana gelen bir yakıt kaçağının sebep olduğunu söylediği hususu da, haberlerde yer aldı. (Doğru… veya, değil… !)

Uçakta bulunanlarda ciddi bir yaralanma meydana gelmedi; uçağı salimen terkedebildiler… Ancak, bölgede şiddetli rüzgar esmekteydi…Paraşütü takılı durumda terkedilen uçak daha sonra, rüzgarın etkisiyle, sürüklendi… Bir su birikintisi içine kapaklandı… Bu olayı bir *kaza olarak nitelememiz, uçakta sonradan oluşan ilave (ve büyük) hasar sebebiyle…

*Pilot /yolcular uçağı neden ‘paraşüt bağlı halde’ terketti…?

Anlaşıldığı kadarıyla, uçağın tasarımında, inişten sonra, uçağın paraşütünün ayrılabilmesi (serbest bırakılabilmesi) için bir kural/yöntem (ve araç; mekanizma) öngörülmemişti.

Ancak, kırsal kesimde bir kaza olasılığı her zaman mevcut olacağından, bu gibi uçaklarda, acil durumlarda kullanılabilecek bir ‘acil durum kiti’nin (ekipmanının) mutlaka mevcut olması gerekir. Uçağı terkedebilmek için cam kırıcı çekiç, paraşüt kemerlerini (strap) kesebilecek bir bıçak başta olmak üzere…(Bu çekiç, bugünlerde, servis araçlarında bile mevcut…!)

*

Pilotun, yolcuların uçağı bu halde terketmiş olması hiç de akıllı bir davranış olarak görülmedi… Hele, onlara çevreden yardıma gelen insanların mevcut olduğu bir ortamda…!

İlave ihtiyaçları düşünmek ve gerekli tedbirleri almak, öncelikle, Pilotların sorumluluğunda…

Geçmişte, yere sağ-salim indikten sonra, paraşütünden kurtulmayı başaramadığı için sürüklenerek, hayatını kaybedenler de olmuştu…!

Yararlanılan Kaynaklar:


http://www.kathrynsreport.com/2020/10/cirrus-sr22t-n626bg-incident-occurred.html

Félicette… uzaya ‘cö’ deyen ilk kediydi…! (Félicette was the first cat to pay a short visit to sky…!)

Felicette… uzaydan memnun dönmüştü…!

(Kaynak: space.com)

Hanneke Weithering, space.com’da, 18 Ekim 2020’de yayımlanan haberinde, ilk ‘uzay kedisini’ hatırlattı….18 Ekim 1963’te uzaya gönderilmişti…

Felicette, uzaya Fransa tarafından gönderilen ilk (ve son) kediydi (catstronaut)…! ABD ve Sovyetler uzaya primatları, köpekleri, kaplumbağaları, fareleri,…gönderirken, Fransızlar da, ‘çeşit olsun’ deyerek, bir kediyi göndermişti…!

Felicette, Paris sokaklarından bulunmuş bir kediydi… (Uzaya gönderebilmek için sahibinin iznine gerek yoktu…!) ‘Esas çocuk’ olacak Felix’in yedeğiydi… Felix, başına gelecekleri hissetmiş olmalı ki, fırlatılacağı gün tesisten kaçtı…! (Bu kaçışı onun hayatını kurtarmıştı…!)

Felicette, Veronique AG1 roketine yerleştirilerek, yerden 150+ km kadar yükseğe fırlatıldı; Virgin Galactic ve Blue Origin Firmalarının turist taşımayı hedefledikleri yüksekliğin neredeyse iki katına…

Felicette, bu başarılı fırlatıştan sonra, Dünyaya paraşütle, sağ olarak indirildi…  Böylece, emeklilik garantisiyle (!) ödüllendirildi…

Tabi, böyle olmadı… Dünyaya sağ olarak dönse de, ona sadece, iki aylık bir yaşam hakkı tanındı… Takiben, uzayın beyin üzerine etkilerini araştırmak için…’şaapıldı’…

Merak edenler, aşağıdaki videoyu izleyebilir…!

Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.space.com/39251-on-this-day-in-space.html

Venüs’ün atmosferinde bu defa da glisin… (This time glycine in Venus athmosphere…!)

Venüs’ün radarla oluşturulan görüntüsü.

(Kaynak: NASA, universetoday.com)

Evan Gough’un universetoday.com’da, 15 Ekim 2020’de yayımlanan haberinde, Venüsün atmosferinde, bu defa da amino asit olan ‘glisin’in (gylicene) belirlendiği duyuruldu…!

Venüs araştırmacıları, kısa bir süre önce, Venüsün atmosferinde ‘Fosfin’ (Phosphine; PH3) moleküllerinin varlığını belirlediklerini ileri sürmüşlerdi…

Bu yeni keşif haberi Hindistan’dan geldi… Araştırma ekibinden Arijit Manna, (Midnapore College, West Bengal, India), varlığı belirlenen Glisin’in beşyüz amino asitten biri olduğunu, genetik kodda bunlardan sadece yirmisinin mevcut olduğunu söyledi.

The structure of the amino acid glycine. Image Credit: By NEUROtiker - Own work, Public Domain, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=1636637
Glisin’in yapısı.
(Kaynak: NEUROtiker , universetoday.com)

Bilim insanları, amino asitlerin ‘yaşam-izi’ (biosignature) olmasa da, yaşamın yapı taşlarını oluşturduğunu söylüyor… Kısaca, yaşama (proteine) ulaşmak için ipuçları…! Dünyada oluşan ilk ‘organik’ moleküller…Glisin, protein’lerin ve diğer organik moleküllerin gelişimi için gerekli olan maddeler…

Şili’deki ALMA (Atacama Large Millimeter/submillimeter Array) teleskop ağını kullanan araştırmacılar, spektroskopi yöntemini kullanarak bu keşfi gerçekleştirdi.

Araştırmacılar, yaşamla ilşkilendiriln bu molekülleri Vesüsün üst atmosferi içinde belirlemekte… Venüsün yüzeyi mutfakta kullanılan bir fırından çok daha sıcak (460+ santigrad) olsa da, üst atmosfer (43-60 km) bölgesindeki ortam sıcaklığı mikrobik yaşamı barındırabilecek (-1/+93 santigrad derece) bir sıcaklıkta… Bu sebeple, araştırmacılar, mikrobik seviyede de olsa, bu bölgede yaşamın var olabileceğini düşünüyor…! Tüm çabalar bunu ispatlayabilmek için…

Bir başka araştırma grubu, Eylül 2020’de, Venüsün atmosferinde Fosfin (Phosphine) meleküllerinin varlığını belirlediğini duyurmuştu. Yine de, çok büyük miktarda enerji gerektirse de, Fosfin’in kimyasal yöntemle de sentezlenebileceği söyleniyor… Kısaca, belirlenecek her Fosfin gazı mutlaka biyolojik kaynaklı olmayacak… (Marsta metan gazının mevcut olduğunun belirlenmesi, İneklerin varlığına bir kanıt teşkil etmemesi gibi…!)

Fosfin gazının varlığı, daha önce, büyük enerjinin mevcut olduğu Jüpiter ve Satürn atmosferinde de belirlenmişti….Venüs’teki durumu farklı kılan şey, Venüste, Fosfin sentezleyecek seviyede enerjinin mevcut olmaması…

This figure from a previous study illustrates the atmospheric layer that contains phosphine. Image Credit: Truong et al, 2020.
Venüs atmosferinde Fosfin’in bulunduğu yükseklikler.
(Kaynak: Truong et al, universetoday.com)

Bazı araştırmacılar ise, Venüs atmosferindeki Fosfin’in, gezegenin manto (mantle) bölgesinde oluşabilecek Fosfin’in, volkanik aktiviteler sonunda atmosfere taşınmış olabileceğini düşünüyor. Fosfin gazı kolayca bozunabilen bir özellikte olduğundan, araştırmacılar, bugünlerde belirlenen bu gazın Venüs atmosferinin üst katmanlarındaki mikrobik yaşam tarafından sürekli üretiliyor olması gerektiğini düşünüyor; tıpkı, Marstaki metan üretimi gibi…

An artist's impression of the surface of Venus, showing its lightning storms and a volcano in the distance. Credit and ©: European Space Agency/J. Whatmore
Venüs’te bir akşamüstü…! (Temsili)
(Kaynak: European Space Agency/J. Whatmore; universetoday.com)

This figure from the paper shows the mixing ratio of NH2CH2COOH (glycine) as a function of atmosphere height (km) within cloud
layer (?75-80 km) (red curve), compared with the PH3 (phosphine) (black curve). Image Credit: Manna et al, 2020.
Atmosferdeki Glisin’in (kırmızı eğri; NH2CH2COOH; glycine) ve Fosfin’in (yeşil) atmosfer yüksekliğinin fonksiyonu olarak dağılımı. )
(Kaynak: Manna et al, universetoday.com)

Araştırmacılar Miller ve Urey, 1953’te, su, metan, amonyak ve hidrojen ile elektrik akımı kullanarak, gerçekleştirdikleri bir (istikşafi’!) deneyle, (‘askıda’ !) karmaşık organik moleküller sentezleyerek, yaşamın yapı taşlarının nasıl oluşmuş olabileceğini (sonra da, kazandıkları Nobel’i) göstermişlerdi.

A simple diagram of the Miller-Urey experiment. Image Credit: By The original uploader was Carny at Hebrew Wikipedia. - Transferred from he.wikipedia to Commons., CC BY 2.5, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=2173230
Miller-Urey deneyi.
(Kaynak: Carny at Hebrew Wikipedia; universetoday.com)
NASA's proposed DAVINCI (Deep Atmosphere Venus Investigation of Noble gases, Chemistry, and Imaging) mission would study the chemical composition of the Venusian atmosphere as it descended to the surface. Image Credit: NASA.
NASA’nın yeni bir Venüs-kimyası araştırma projesi: DAVINCI (Deep Atmosphere Venus Investigation of Noble gases, Chemistry, and Imaging)
(Kaynak: NASA; universetoday.com)

Venüsün atmosferinde yaşam izi henüz belirlenemedi… ‘El’in araştırmacıları, bir gün, mikrobik düzeyde de olsa, Venüsün atmosferinde, ‘askıda’ bir yaşamın varlığını ispatlayabilir…

Biz, ‘istikşafi edebiyatını’ sürdürmeye devam edelim…!

Yararlanılan Kaynak:

(Günün seçimi)

InSight…sonunda başardı…! (InSight…finally succeeded…!)

InSight’in ısı-ölçme sondasını çakan ekipmanı.

(Kaynak: NASA-InSight mission)

NASA’nın Mars yüzeyine en son indirdiği aracı InSight, Marsın merkezinden yüzeye ısı transferini ölçmek amacıyla, yüzeye ‘çakmaya’ çalıştığı çubuğu (mile), oldukça zahmetli olarak yaşanan bir süreç sonunda, Mars toprağına batırmayı başardı.

NASA uzmanları artık, Marstan dışarıya salınan ısıyı ölçebilecek ve Marsın dünyadan oldukça farklı olarak gelişen soğuma sürecine bir açıklama getirebilecek.

Büyük ‘Abi’lerin kafası-biraz-karışık…! ‘Big Brother’s’ heads a little mixed…!)

Jüpiter ve Satürn, Güneş sisteminin ‘Büyük Abi’leri…

Satürn’ün kuzey kutup bölgesinde oluşan beşgen yapı, yakın zamana kadar (bize göre) Güneş Sisteminin en ilginç yapısıydı… Bu yapının nasıl oluşabildiği hususu uzun zaman merak edildi….

Sonunda anlaşıldı ki, bizlere anlaşılmaz gelen birçok şeyin uzay ortamında oluşması mümkündü… Bu yapının farklı gaz kütlerinin farklı sıcaklıkları ve hareketleriyle oluşabildiği laboratuvar ortamında da gösterildi… Üçgen, hatta sekizgen yapılar…

NASA’nın, halen, Jüpiter’in kutupsal bir yörüngesinde dolanmakta olan JUNO aracı bu gezegenin kutup bölgelerinin de, ayrıntılı, görüntülerini gönderince anlaşıldı ki, Jüpiter de ayrı bir ‘görüntü-dünyası’…! Özellikle de kuzey kutup bölgesinde mevcut olan girdaplar, sanki Satürn’e bir misilleme…; adeta, ‘girdap öyle olmaz…böyle olur…’ mesajı…!

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: junojup.jpg
Jüpiter’in 70 derecelik kuzey enlemini kapsayan girdapları.

(Kaynak: NASA-JUNO mission)

Gerek Jüpiterde ve gerekse Satürn’de oluşan bu bulut girdapları, haliyle, bu gezegenlerin büyüklükleriyle de orantılı; Dünyada oluşanların on-elli katı kadar büyüklükte olabilmekte. Bunların bir kısmı (analog) saat yönünde dönerken, diğer bir kısmı ters yönde dönebilmekte ve akabilmekte (jet stream).

Yararlanılan Kaynak:

https://solarsystem.nasa.gov/missions/cassini/science/saturn/hexagon-in-motion/