*Kara Deliklerin öbür tarafı nereye çıkar…? (Where Do Black Holes Lead…?)

Kara Delik / Solucan Deliği / Beyaz Delik (temsili)

(Kaynak: All About Space magazine; space.com)

Her nedense, Kara Deliklerin ‘ağız kısmı’ndan sıkça bahsedilirken, ‘öbür trafları’ pek bu kadar gündeme gelmez…; ‘Kara Delik-Bilimcilerin’ bu konuda söyleyecek fazla ‘şey’leri olmasa gerek…!

Bu konuyu, ‘All About Space Magazine’den David Crook, 20 Eylül 2019’da, Space.com’da ele almıştı…

‘Bir Kara Deliğe düşüldüğünde (Kara Delik tarafından yutulduğunda), nelerin olabileceği / nelerle karşılaşılabileceği’ kendisine sorulduğunda, Prof. Richard Massey (Institute for Computaional Cosmology; Durham University; Birleşik Krallık) veciz bir şekilde cevaplamış ‘Kim bilir…?’

Kara Deliklerin, içinde ortaya çıkacak ışımanın deliğin ağzından dışarıya kaçamayacak kadar büyük gravitasyon kuvveti oluşturan ortamlar olduğu, yaygın bir şekilde, söylenmekte… Prof. Massey’e göre, Kara Deliğin Olay Ufkunu (Event Horizon) geçen bir cisim (belki) atom-altı parçacıklarına ayrılır, başka bir yere gidemez; sadece, Kara Deliğin kütlesine katkıda bulunur…!

Einstein’in, Genel Görelilik Kuramında önerdiği uzayzamanı (spacetime) gravitasyon eylemiyle birleştirerek ortaya koyuşundan beri, Kara Deliklerin büyük kütleli yıldızların ölüm sürecinde geride kalan küçük fakat çok yoğun ‘şey’ler (remnant) olduğu düşünülüyor…

Bu, geride kalan ‘şey’in kütlesinin Güneşin kütlesinin üç katı kadar olduğu düşünüldüğünde, ortaya çıkan çok büyük gravitasyon kuvveti bu kütlenin kendi içine, bir nokta hacmine kadar küçülecek şekilde çökmesine yol açar…; Kara Delik-Bilimcileri böyle söylüyor… Bu ‘nokta’ oluşumuna ‘tekillik’ (singularity) adı verildi…; Kara Deliğin, sonsuz yoğunluktaki çekirdeği… (Haliyle, süreci başlatan yıldızın kütlesi çok büyüdükçe, ortaya çıkacak Kara Deliğin kütlesinin yanında çapı da büyüyecektir… Kilometrelerle ölçülebilecek bir çap…!

Alman astronom Karl Schwarzschild’ın önermesine göre, ışık dahil bir madde (uzay aracı, astronot, kahve fincanı…!) Kara deliğe Schwarzschild yarıçapından daha yakın bir konuma yaklaştığında, geri dönüşü mümkün olamaz…! Prof. Massey, Kara Deliğin sebep olacağı gelgit dalgalarının (tidal forces) yaklaşan cismin atomlarını ‘spagettification’ (çubuk makarnaya dönüştürme !) adı verilen bir süreç içinde atomlar zincirine dönüştüreceğini söylüyor…! (Bir anlamda, yaklaşmakta olan bir tren katarındaki vagonların sürekli boyda uzayan görünümü…!) Araştırmacılar, başlangıçta neye benzerse benzesin, sonunda maddenin noktasal bir boyuta yoğunlaşacağını söylüyor…; ‘makarna’ görünümünden ‘nokta’ görünümüne nasıl dönüşeceğini açıklamadan…! (Kara Deliğin tam merkezinde fren mekanizması gibi etki yapacak bir ortam/durum mevcut olmalı… Eğer, bir çıkış (terkediş) söz konusu değilse…! Belki de, diğer uçtan (taraftan) bir ‘Kara Işıma’ söz konusu olabilir ki, henüz gözlemlenememekte…)

Bazı bilim insanları Kara Deliklerin ‘Solucan Deliğine’ (Wormhole) bağlanan bir çıkışlarının da mevcut olabileceğini de ileri sürdü…; başka evrene madde transferi yapan tüpler…!

Bu konu Einstein’in de zihnini meşgul etmiş; uzayzamanın farklı noktalarını birleştiren köprülerin mevcut olup-olamayacağı konusunu, 1935’te, bilim insanı Nathan Rosen ile birlikte araştırmıştı… Bu konu, 1980’lerde ivme kazandı; Gravitasyon Dalgalarından Nobel Ödülü kazanan ve Genel Görelilik kuramının etkileri hususunda en önde gelen uzmanlardan biri olan, fizikçi Kip Throne cisimlerin bu tünellerde yolculuk yapıp-yapamayacakları konusunda önemli öngörülerde bulunmuş; Holywood filmi Interstellar’ın (Yıldızlararası) senaryosuna önemli katkılarda bulunmuştu…

Throne, ‘The Science of Interstellar’ (W.W. Norton and Company, 2014) adlı kitabında, bu solucan deliklerinin ve bunlar içinden yolculuğun mümkün olamayacağını söylemişti…

Işık bir Kara Delikten yansıyamadığı / kaçamadığı sürece, içinde nelerin yaşandığını gözlemek pek mümkün görünmüyor…; haliyle, sulucan deliğinin ışığı da…! Zamanın Kara Deliğe yaklaşıldıkça yavaşlayacağı, Kara Deliğin merkezinde ise duracağı öngörüleri dikkate alındığında, Kara Deliklerden (bilgi edinme bağlamında) bir şeyler beklemek-biraz-‘umutsuz vak’a’ gibi görünmekte…; fizikçi Douglas Finkbeiner (Harvard University) (mealen) böyle söylemiş…: (Sinovac aşısı olsa da,) bir astronotun (Cavit aşısını sırası gelmeden yaptırdığı ortaya çıkmış gibi, ‘yüzünün kızarmasının’ (red shift) ötesinde, Kara Deliğe yaklaştığını bile görmek mümkün olamayacak…; bırakın ötesini…!

Bir Solucan Deliği içinden başka Evrene çıkılması mümkün olduğunda, çıkış noktasında başka bir ‘şeye’ (Beyaz Deliğe !) ihtiyaç olacaktır…; metro’ya giriş ve çıkış merdivenleri gibi… Rus bilim insanı Igor Novikov bunu ta 1964’de öne sürmüştü…! Bunun mümkün olabilmesi için, haliyle, Beyaz Deliğin, maddenin ve ışığın geçişine / çıkışına izin vermesi gerekir…; bunun yanında, maddenin (ve ışığın) de girmesini engellemesi gerekir… (Haliyle, diğer Evrende bunu sağlayacak olan da, ‘Anti-Einstein’ (siyah saçlı Einstein) (‘Paralel-Görelilik Kuramı’…!)

Fizikçi Carlo Rovelli ve Hal M. Haggard, 2014’te yayımladıkları bir makalede, Einstein eşitliklerinin sınırlı bir uzayzaman bölgesi dışında, maddenin bir Kara Deliğe düşüp, bir Beyaz Delikten çıkabilmesinin mümkün olacağını ileri sürdüler… Kısaca, Kara Deliklerin yuttuğu madde (uzay aracı, astronot,…) Kara Deliğin ölüm sürecinde bir dönüşeceği bir Beyaz Delikten (başka bir Evrene) çıkabilmesi mümkündü…

Teorik fizikçi Stephen Hawking (Cambridge University), 1970’lerde, Kara Deliklerin kuantum titreşimleri üzerinden (quantum fluctiations) uzaya parçacık (radyasyon) ışıyacağını ileri sürmüştü…!

Hawking, Kara Deliklerin sonsuza kadar var olamayacaklarını ileri sürdü…; enerji kaybeden bir Kara Delik, (milyon/milyar yıl sonra da olsa) bir süre sonra, küçülerek yok olmaya mahkumdu…!

2013’te yayımladıkları bir makalede, Jorge Pullin (Lousiana State University) ve Rodolfo Gambini (University of the Republic ; Montevideo, Uruguay) gravitasyonun Kara Deliğin merkezine yaklaşıılırken artacağını, ancak, Evrenin başka bir bölgesine geçilirken, azalacağını ileri sürdüler… Bu araştırmada, ‘tekillik’ mevcut olmamaktaydı; bu sebeple, içine nüfuz edilemeyen bir ortam a sebep olmamaktaydı… Hawking’in öngörüsünün aksine, ‘Enformasyon’ da kaybolmamaktaydı…

Fizikçiler Ahmed Almheiri, Donald Marolf, Joseph Polchinski ve James Sully, hâlâ, hawking’in görüşünü önemsemekteydi… ‘AMPS Firewall’ veya ‘Kara Delik Firewall Hipotezi’ olarak adlandırılan kuramlarında, bir Kara Delik Olay Ufkunun (Event Horizon) bir ‘ateş duvarına’ döndüğünü ileri sürdüler… Olay ofkuna değecek şey her ne olursa anında yanıp yok olacaktı… Bu durumda, Kara Delikler içinden geçilebilecek birer geçiş-yeri olamazdı; çünkü, hiçbir şey, varlığını koruyarak içine giremezdi…!

Mamafi, bu önerme Einstein’in Genel Görelilik Kuramıyla çelişmekteydi… Olay Ufkunu geçecek bir maddenin / kişinin, serbet düşme yaşayacağı için, gravitasyonun aşırı etkilerini hissetmemesi gerekirdi…  

Hawking, 2014’te yayımladığı makalesinde, Olay Ufkunun (Event Horizon) varlığını kabulden kaçınarak, orada maddeyi yakacak/yok edecek bir ortam olmadığını, gravitasyonel çökmenin sonucu bir ‘ufuk’ (apparent horizon) oluşacağını ileri sürdü…

Bu ‘ufuk’, Kara Deliğin merkezinden kaçmaya çalışacak ışını tutacak / engelleyecek bir ortam olabilirdi…; bir zaman dilimi için var olabilirdi…

Hawking, ‘Kara Deliklerin mevcut olamayabileceğini; gravitasyonel alanların bir özel durumu (metastable bound states) olduğunu’ söyleyecek kadar işi ileri götürmüştü…! Hawking’e göre, bir ‘tekillik’ mümkün olamazdı; Kara Deliğin merkezinde bir madde yoğunlaşması gerçekleşemezdi…

Rovelli ve Francesca Vidotto, geçenlerde, Kara Madde elemanının buharlaşan Kara Delik kalıntısı olabileceğini ileri sürdüler…

Kara Delikler daha pek çok kuramın ileri sürülmesine yol açacak gibi görünüyor… Kara Deliklerin mevcut olamayacağı ispatlanırsa, birilerinin Nobel Ödülünü geri vermeleri gerekebilir…!

(* Bu bir tanıtım yazısıdır. Daha kapsamlı bilgi almak isteyenlere kaynak yazıyı öneririz…!)

Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.space.com/where-do-black-holes-lead.html