‘Kahramanlık’ ve ‘…’ arasındaki sınır ne kadar kalın …? (How much the boundary between Heroism and ‘…’ is thick…?)

Geçenlerde meydana gelen bir ‘havacılık gösterisi eğitimi’ ilişkili kaza, uçuş kazalarını ne kadar ‘sağduyulu’ olarak değerlendirebildiğimiz hususunu gündeme getirdi… (Gerçekte getirmedi…! Getirmediği içindir ki, burada konu etmeyi bir görev saydık…!)

Çok uzun zamandır…, diyebiliriz ki 40+ yıldır, bir askeri/sivil uçak kazası meydana geldiğinde, neredeyse bu kaza haberi duyulur duyulmaz, bir ‘kahramanlık hikayesi’ yazılmaya çalışılmakta… ‘Pilot, üzerine düşeceği köyü kurtardı, kendini feda etti…’ tarzında hikâyeler , neredeyse, söyleyecek hiç söz bulamayanların sarıldıkları hikâyelerin başında yer aldı… (Şüphesiz, çok azınlıkta kalsa da, bunun gerçekten böyle gerçekleştiği kazalar da yaşanmıştır…)

Yolcu uçakları, gerçekleştirdikleri uçuş tipinin farklılığı; görgü şahidinin (genelde) fazlalığı; kaza geçirecek uçağın yere temas edinceye kadar, genelde, önemli bir süre geçecek olması; uçuş verisi kaydedicilerin, gerek uçak sistemleri ve gerekse pilotların uçağa uyguladıkları kumandalar hakkında kolayca inkar edilemeyecek kadar uçuş bilgisi sağlaması; genelde yolcuların çok uluslu olması,…gibi sebepler de dahil olmak üzere, çeşitli sebeplerle, ‘erken-dönem gazete ve televizyon habercilerinin/yorumcularının bu bağlamda fazla ilgisini çekmemekte…

Yine de, ‘gerçekler Kaza İncelemeleri tamamlandığında ortaya çıkacaktır’; kamuoyu yeterince bilgi sahibi olacaktır… ‘sakızı’ ise çiğnenmeye devam edilmekte…! Hemen belirtelim, şüphesiz ve özellikle sivil kazalarda, bazı Ülkeler, ara bilgilendirme ve nihai bilgilendirme raporlarıyla/bültenleriyle, kamuoyuna yeterli sayılabilecek bilgi paylaşımı yapmakta… Diğer taraftan, yazılı/görüntülü dış basın, meydana gelen kazalar hakkında kısa ya da makul sürelerde yeterli bilgiler sağlayabilmekte… Zaten, yeterli ayrıntıda video kaydı mevcutsa, meydana gelen bir kazanın sebeplerinin belirlenmesi de bir hayli kolaylaşmakta… Şüphesiz, bu gelişmeye, yetişkinlerin büyük bir kısmında mevcut olan Cep Telefonları ve çevredeki Güvenlik Kameraları büyük katkı sağladı ve sağlamakta…!

Ayrıntıya girmeden, uçak kazalarının (gerçekte tüm kazaların) tamamının arka planında ‘insan faktörünün’ mevcut olduğu gerçeğini bir türlü anlayamadık; anlamakta hala zorlanmaktayız… Tekrar vurgulayalım; uçak kazalarının tamamına insanlar sebep olur… Bir uçağın Kuş Sürüsüne girmesinin/çarpmasının da (Kuş Sürüsünün uçağa çarpması…değil…!) sebebi ‘insan’dır…; Kuşların yaşam alanlarında/göç yollarında uçak uçuran insan…!

Şüphesiz, bazı kazalarda bu ‘insan’ bir pilot olarak çok ön plandadır…, bazı kazalarda da, İşletmeci, Bakımcı, Ortamı-Düzenleyici… gibi daha arka plandadır…

Sözü dolandırmadan, son kırk yılda meydana gelen Askeri/sivil uçak kazalarında, ‘Kaza Sebep Faktörleri’ içinde, ‘operatör’ olarak sınıflanan pilotların oranı %60-80 arasındadır… Havacılık gösterisi-ilişkili kazalar dikkate alındığında, ‘opertör’ün kaza sebeplerine katkısının çok daha yüksek bir oranda olduğu da ayrı bir gerçektir… (Bu bilgi İnternetten kolayca teyid edilebilir…) Havacılık/Uçak meraklılarının bir çoğu bu gerçeği bilmez…; daha doğru bir ifadeyle ‘bilmek istemez’…!

Hal böyle olunca, meydana gelecek bir uçak kazasında, biraz toleranslı bir ifadeyle, pilotun rolünün/sorumluluğunun en az %50’lik bir olasılık olacağını hatırdan çıkarmamak gerekir… Bu, bir havacılık gösterisini izleyeceklerin, her zamankinden daha fazla tedbirli davranmaları anlamına da gelir…!

Peki…, pilotlar, özellikle havacılık gösterisi-ilişkili kazalarda neden bu kadar ön plana çıkmakta/bu kadar büyük bir pay sahibi olmakta…?

Şüphesiz, bu konudaki bir değerlendirmeyi, öncelikle, Havacılık Tıbbı Uzmanlarının yapması gerekir…; zaman zaman da, yapıldığına tanık olmaktayız… (Bu bağlamda, Havacılık Tıbbı Derneği’nin sitesini öneririz…: http://www.hvtd.org/ )

Yeterli bir süredir gözlediğimiz/izlediğimiz kadarıyla, havacılık gösterileri risklerin en fazla ve kolay alındığı bir ‘iştigâl sahası’…!

22 Ağustos 2015’te , Shoreham (İngiltere) Yerleşim Yeri yakınında gerçekleştirilen bir havacılık gösterisinde, (sivil) pilot Andy Hill, kullandığı Hawker Hunter 7 tipi (eskiden Hava Kuvvetlerinin kullandığı) bir uçakla kaza yapmıştı… (İnternetten kolayca bulunabilir…) Meydana gelen o kazada, bize göre, pilot %100 kusurluydu… Bu kaza sebebiyle, bu uçuş gösterisini izleyen, yetişkin onbir kişi hayatını kaybetti…! Meydana gelen bu kazadan bir yıl kadar sonra başlayan mahkeme bugünlerde bitmiştir veya bitmek üzeredir…; takibini bıraktık…! Acı olan şu ki, önceki yıl, İngiliz Adaleti neredeyse bu pilotu beraat ettirmek üzereydi…!

Aşağıda, örnek olarak yer alan iki Uçuş Gösterisi Kazası, havacılık tarihinin en fazla ölümlü kazaları olarak ilk iki sırada yer aldı… Bu iki kazanın her ikisinde de, ayrı, ayrı, 70+ kişi hayatını kaybetti… Sadece, Ukrayna’da meydana gelen kazadan sonra gerçekleştirilen yargılama sonunda, bu kazadan sağ olarak kurtulan iki pilotun 4-8 yıl arası cezalara çarptırıldığını belirtmekle yetinelim… Bu iki kazanın detayı aşağıdaki videolarda mevcut…

İkinci kaza Almanya’da meydana gelmişti…

Uçuş gösterisi-ilişkili olmamakla birlikte, çoklu insan ölümüne yol açan bir kaza da bizde meydana gelmişti…:

http://www.balikesirim.net/roportaj/ucan-tabut-sehrin-uzerine-kabus-gibi-dusmustu-h11937.html

Biz insanlar, bir taraftan pilotları, hayatlarını riske atmaları için, farkında olarak ya da olmayarak, bir anlamda ‘teşvik ederken’, sonra da arkalarından gözyaşı dökmekteyiz…!

Ancak…, meydana gelen bu kazalarda, riski sağlıklı değerlendirme yetisi (henüz) olmayan çocuklar da hayatını kaybetmekte ya da, hayatını bir ‘öksüz /yetim’ çocuk olarak sürdürmek durumunda kalmakta…! Onları korumak, onların bu acıyı yaşamasını önlemek kimin görevi…?

Bir kaza meydana geldiğinde, yaşanan bu olayı ‘örtbas etmekten’ başka hiçbir amaca hizmet etmeyeceği açık olan ‘hamasi söylemler’, olası yeni kazalara ‘çanak tutmaktan’ başka hangi amaca hizmet edebilir…?

Nitekim, başta uçuş gösterisi-ilişkili kazalar olmak üzere, havacılık kazaları devam etmekte…(Şüphesiz, bu kazaların tamamen önlenmesinin mümkün olamayacağını, (tek doğru sözü olarak) Orville Wright, ta, 1910’larda söylemişti…!)

Yukarıda yazdıklarımızdan kuşku mu duydunuz…?

Lütfen, biraz zaman ayırıp ve, yurt dışında meydana gelenleri bir tarafa bırakıp, kendi Ülkemizde son yıllarda meydana gelen kazalardan sonra, Televizyonlarda boy gösteren ‘Uzmanların’ neler söylediklerine bir bakın…; tabi, yüreğiniz kaldırırsa…!

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.