Biraz daha… Sgr A*…! (Sgr A* …neden ve nasıl…!)

Sgr A*’nın **orijinal görüntüsü. (Kaynak:eso.org)

Sagittarius A*… nadir olarak tanık olunabilecek uzay keşiflerinden biri…; kıymeti bilinmeli…!

Ancak, çok değerli bu ‘uzay keşiflerinin’ yeterince önemsenmediği de bir gerçek…!

Şüphesiz, Ülkemizde ve dünyada bozulan ekonomi bunun ana sebebi… ‘Can (Geçim) Derdine Düşen’ büyük çoğunluğun uzay keşiflerini düşünecek pek hali kalmadı…!

2022’nin (belki de son yirmi yılın) en önemli astronomi keşfi bu hafta sonuçlandırıldı… Gökadamızın merkezindeki Kara Deliğin (Sagittarius A*, veya, kısaca Sgr A*) Dünya geneline yayılan EHT Radyo Teleskop Ağıyla elde edilen görüntüsü yayımlandı…

Bu, çok heyecan verici, olayı bu sitede, peşpeşe haberler olarak, de duyurduk ve detaylandırdık… Çünkü…, çok çok önemliydi…; tabi… ‘Bilimden Nasibini Almak İsteyenler’ için…!

Öncelikle, Kara Delikler, evrende varolabileceği ‘bilimsel düşünce’ (verimli kafa yorma) ile ortaya konmuş olan, üstelik gözlenmeleri neredeyse imkansız olan, uzay cisimleri… Ancak, ‘Elin Oğlu’ (ve de Kızı !), gerçekleştirdiği çok zaman alıcı ve özverili çalışmalarla, bunların ‘ilk’lerini ‘kulağından yakalamayı’ bildi…!

Kısaca bu, ‘Aklını Kullanmayı Bilenlerin’ başarısı… Yedi gün-24 saat söylenen ‘Yalanlara (sadece) İnananlar’ın…değil…!

*

Dr. Becky, ilk olarak 2019’da görüntülenen Kara Delik M87* ile görüntüsü bu hafta yayımlanan Sgr A*’nın nasıl görüntülenebildiğini yukarıdaki video’da anlatıyor…

Biz, burada, bu videoda anlatılanları takip etmede zorlanabilecekler için, bir özet yapalım…:

*Artık, birçok kişi tarafından bilindiği üzere, Kara Delikler, içine giren/içinde oluşan ışığın dışarı kaçmasını-çeşitli sebeplerle-engelleyen, bu yüzden de, mevcut teknolojik olanaklarla gözlenmesi / fotoğrafının çekilmesi mümkün olamayan gök cisimleri…

*Ancak, Kara Delikler, çevrelerinde oluşturdukları ‘Madde Yığılma Diskleri’ (Accretion Disc) sayesinde, görüntülenmesi başarılan gök cisimleri… Çünkü, gözle görünebilen olmasa da, bu ‘Madde Diskleri’ ışıma yapmakta…!

*Herne kadar ‘Güneş Renginde’ görünseler de, gerçekte, bu gök cisimleri ‘Gözün Görebildiği’ renklerde değil…; bir anlamda, ‘görünemez renkte/renklerde’…! Bu ‘diskler’, ancak, kızıl ötesi/radyo-teleskoplarla görüntülenebilmekte… Dolayısıyla, fotoğraflarda/videolarda **görünen renkler, bir anlamda, ‘sahte’…; sonradan oluşturulmuş renkler… ! (Uzay fotoğrafları, genelde, bilgisayarda işlenerek son hali verilmiş fotoğraflar…)

*Sgr A*, kütlesi Güneşin kütlesinin dört milyon katı kadar olan, bir Kara Delik… Astronomlar, bu gök cisminin ‘kara’ (iç) çapının (Olay Ufku; Event Horizon) Merkür’ün yörünge çapı (116 milyon km) kadar olduğunu hesapladı…Yeterince büyük bir çap…

Ancak, Kara Delik M87*’nin çapının, Sgr A*’nın çapının bin katı kadar olduğu söyleniyor…!

*Kara Deliklerin görüntüleri neden yeterince net değil…?

Astronomlar, bunun cevabının, uzakta olmalarının, Dünya ile aralarında fazla miktarda toz ve gaz bulutlarının mevcut olmasının yanı sıra, algılanan ışığın (ışık çizgilerinin) sürekli bir hareket halinde olmasından kaynaklandığını söylüyor… (Şüphesiz, ışık her zaman hareket halinde…, ancak, bu hareket, genelde, gözlem araçlarıyla farkedilmemekte… Haliyle, görüntülemede bozulmaya yol açmamakta… Ancak, Kara Delikler (Madde Toplama Diskleri), etrafında oluşan ışığı ‘hamur gibi’, sürekli olarak yoğurmakta…Bu da, Kara Delik görüntülerindeki bulanıklığı/belirsizliği artırmakta…! Dr. Becky… böyle söylüyor…

Kara Delik görüntüleri neden homojen değil…; bölgesel daha parlak bölgeler (blob) mevcut…?

Öncelikle, Sagittarius A* adı gökyüzünde, Sagittarius Takımyıldızı istikametinde oluşundan…Bu Kara Delik Dünyadan 27,000 ışık yılı uzaklıkta… (Bu gök cismine, ‘ışık hızında yol alan’ bir araçla uzay insanları gönderilecek olsa, sadece yol 44,000 yıl sürecek…! Tabi…, geri dönüş mümkün olamazsa, durum daha da vahim olur…; bir anlamda ‘Uzayda Hicret’…!

Dr. Becky, Sgr A*’nın gözlenebilmesinin, Ay yüzeyine bırakılmış bir (2022) simidinin (açısal büyüklük açısından) Dünyadan gözlenebilmesi ile kıyaslanabileceğini söylüyor…(Şüphesiz, 2020-simidinin gözlenebilmesi çok daha kolay olurdu…!)

Yine de, Sgr A* Güneşten yüz kat daha parlak…Yine de, bu gök cismini görüntüleyebilmek için, Dünyanın farklı bölgelerine konuşlanmış olan birçok Radyo Teleskobu (interferometry yöntemi ile) birlikte kullanmak gerekti…

Dr. Becky, bu görüntünün oluşturulabilmesi için EHT ekibinin, ayrıca, bir Makina’ya Öğreten Algoritma (machine learning algorithm) da geliştirerek, teleskopların görüntü alamadığı sahalar için oluşan ‘gözlem boşluklarının’ bu yazılım kullanılarak doldurulduğunu söylüyor…!

M87* ve Sgr A* arasındaki büyüklük ve mesafe oranları eşit (bin defa büyük, bin defa uzak) olduğundan Ay ve Güneşin (400×400) görünümleri gibi, birbirine eşit (yakın) büyüklükte göründü…

*Kara Deliklerin çevresinden gerçekleşen ışıma, Dünyadan gözlenebilmesi için fazlasıyla zayıf/yetersiz olduğundan, teleskopla gerçekleştirilen gözlemlerin uzun poz süreleriyle yapılması gerekmekte… Bu da, zaten fazlasıyla hareketli olan bir ışık ortamından yakalanacak görüntülerde yeterli netliğin oluşmasını önlemekte…Yine de, M87* etrafında dolanan/M87* tarafından saptırılan ışığın dolanma süresi, bu gök cisminin büyüklüğü sebebiyle, haftalar alabildiğinden, M87*’nin alınan görüntüsü Sgr A*’nın görüntüsünden (nispeten) daha net olarak ortaya çıktı…diyor Dr. Brecky…

*Dr.Becky, Kara Delik disklerinde görünen parlak bölgelerin, Malzeme Toplanma Disklerindeki daha yoğun ve sıcak bölgeler olduğunu söylüyor… Bazı bölgelerin daha parlak görünmesinin diğer bir sebebi de, malzemenin gözlemciye göre hareketinden (yaklaşmasından) kaynaklanan ‘Doppler Beaming’ etkisi…

*İki Kara Deliğin dönme eksenlerinin Dünya yönü ile açısı aynı/benzer mi ki, ‘Simitlerin’ (tourus) açısal görünümü benzer…?

Dr. Becky, Kara Deliklerin ‘Olay Ufukları’nın gerçekte küresel olduğunu söylüyor… Kara Deliğin her yönden gelen ışığı bükmesi/eğmesi sebebiyle, hangi yönden (edge on, face on) bakılırsa bakılsın, Kara Delik (Madde Toplama Diski) görünümünü aynı/benzer olacağını söylüyor…!

*Belirlenmiş diğer bir husus, Kara Deliklerin (çoğunluğunun) dönme (spin axis) eksenlerinin Gökada dönme eksenlerinden farklı açılarda oluşmuş olması… Bu durum Samanyolunda da böyle…! Dr. Becky bu durumun, dönme düzlemleri farklı gökadaların birleşmelerinden kaynaklanmış olduğunu söylüyor… EHT Araştırma grubu, Sgr A*’nın dönme ekseninin Dünyadan bakışa göre 30 derece kadar bir açı yaptığını ileri sürdü…; Samanyolunun dönme ekseniyle 60’lik bir açı…!

*Dr. Becky, Samanyolu’nun dönme ekseni üzerinde oluşmuş olan Fermi Balonlarının (Fermi Bubles) da, nasıl oluştuğu henüz anlaşılamamış oluşumlar olduğunu söylüyor….

Sonuç olarak, EHT Astronomi Grubu son yıllarda büyük işler başardı… JWST’nin yakında kullanıma alınmasıyla (henüz, son ayarları/kalibresi yapılmakta) uzay araştırmaları daha da ‘renklenecek’ gibi görünüyor…

‘Darısı’… bizim astronomlarımızın başına…!

Yararlanılan Kaynak:

https://www.eso.org/public/news/eso2208-eht-mw/

%d blogcu bunu beğendi: