Eğer…Evrende yalnız isek…! (What if we’re truly alone?)

Sütlüyol (Orta-üstte, evine dönen bir ‘Uzaylı’ ! (Kaynak: Pixabay; universetoday.com)

Evrenin büyüklüğü dikkate alındığında, bu çok büyük ortamda başka ‘*Uzaylılar’ın (Aliens) mevcut olması, birçok bilim insanının rahatça kabul edebildiği bir olasılıktı… (*Bizler de…’Uzaylı’yız…!)

Astro fizikçi Frank Drake, bir adım daha ileri giderek, Evrende kaç farklı ‘Medeniyetin’ mevcut olabileceğini hesaplamak için bir denklem/eşitlik de kurgulamıştı…. Farklı ‘ön kabullere’ (parametrelere atfedilen değerlere) bağlı olarak, daima, Evrendeki olası ‘Medeniyet’ sayısı ‘en az bir’ olarak hesaplanmaktaydı…; çoğu zaman da birden fazla…

Haliyle, bu denklemin doğru sonuçlar verdiği hususu tarışılamazdı… Gerçekten de, Evrende, ‘en az bir’ Medeniyet mevcuttu…; akıllılığı bazı açılardan tartışılabilir olsa da…!

Laurence Tognetti, universetoday.com’da 29 Kasım 2022’de yayımlanan yazısında, ‘Evrende yalnız olabilme olasılığını’ sorguladı…: ‘Ya, başka kimse yoksa’…!

Tognetti, yazısına, astronom Carl Sagan’ın (‘Contact’ adlı kitabın da yazarı) ünlü sözüyle başlamış…: ‘Evren çok büyük bir yer…Eğer bu Evrende başkaları yoksa, bu, çok büyük bir israf olurdu…!’ (Tanrı…’müsrif’ olabilir miydi…?)

Rahmetli Frank Drake, Evrende başka medeniyetlerin var olması gerektiğini hesaplaya durduysa da, (bilinçli) uzay meraklılarının bunları belirlemeye olan umudu sürekli azalmakta…; özellikle de, uzay ortamını ve gök cisimlerini daha fazla tanıdıkça…

Tüm gayretimize rağmen, üzerinde yaşadığımız gezegene-bize göre- en fazla benzeyen/en yakın bir yapıda olan Marsta bile, mikrobik düzeyde bir yaşamı belirlemek bir yana, bu geçmişteki-yaşamın fosilleşmiş-kalıntıları bile belirlenemedi…; yüzey şekillerinin yarattığı ‘illüzyonları’ bir tarafa bırakırsak…!

Araştırmacıların geldiği nokta, en az 100 milyon ışık-yılı yarıçaplı ‘yakın-Evrende iletişim-kurabilen başka bir yaşam yok… Aranan bu akıllı-yaşam’ın biraz daha ileride olabilecek olması ise, biraz, ‘umut fakirin ekmeği’…!

Uzay meraklılarının üzerinde pek düşünmek istemeyeceği olasılık: ‘ya başkaları yoksa’…?

Tognetti, ‘bu olasılık gerçekleşirse, Evrene, uzaya, gökadalarına, öte-gezegenlere…., insanlığa, birbirimize…bakışımız nasıl olurdu’…diye soruyor…

Bu soruya başka şeyler de eklenebilir…: ‘İnsanlığın Evrene yönelik bu (Uzaylı bulma) umudunun boşa çıkması kolay kabullenilebilir miydi…?’

Kendimiz için söylersek…hayır… Büyük bir travma olurdu…! Çünkü, uzay araştırmalarının sağladığı tüm (çoğu olumsuz) bu bilgilere rağmen, uzayda (akıllı veya bir medeniyet düzeyinde olamasa da) başka yaşamların izini bulma umudumuzu-halen-korumaktayız… (Europa’da, ‘Karpuz’ kesemesek de, daha, karideslerini yiyeceğiz…; belki, bizim denizlerimizdekinden çok daha iridir…! Hem de, ağır metallerle/plastik atıklarla kirlenmemiş olarak…!)

Brad Pitt’in de rol aldığı sinema filmi ‘Ad Astra’da, Evrende başkalarının mevcut olmadığı gerçeğiyle yüzleşilir…; bir kurgu olarak olsa da…

Brad Pitt (Roy), hiç olmazsa, Evreni araştıran Babasını (tekrar) bulmuştur…; kafasındaki soruya da bir cevapla birlikte…: ‘Sadece biziz…; bunun kabullenmek ve bununla yetinmek durumundayız…!’

Tognetti, bu yazısında, ‘Evrende yalnız olabileceğimiz’ olasılığıyla (daha güçlü bir şekilde) yüzleşmemiz gerektiğini söylüyor…

*

İnsanlık, belki bir gün, ‘var olsa da, çok çok uzakta olabilecekleri için iletişim kurmanın-hiçbir şartta mümkün olamayacağı-başka medeniyetlerin var olduğunu (haliyle, dolaylı yollardan) ispatlayabilir…

Bazılarıyla iletişim kurulması mümkün olabilecek olsa bile, bu ‘Uzaylılar’ yedi-gün-yirmidört-saat yalan söyleyip, aynı görüşte olmayanları sürekli ‘ötekileştiren’ (bazı) Dünyalılarla karşılaşmak ister mi…?

Onların, bizlerden ‘uzak duracak’ akılları ve hakları yok mudur…?

Yararlanılan Kaynak:

%d blogcu bunu beğendi: