‘Oort Bulutu’nu… nasıl bilirdiniz…?

(The Oort Cloud…may be more ‘Rocky’ than previously believed…!)

Güneş Sisteminde Oort Bulutu (Logaritmik bir skalada, Astronomi Birimi (AU) ile gösterim.) (Kaynak: NASA/JPL-Caltech; universetoday.com)

Oort Bulutu…,Voyager Araçlarının-*hiçbir zaman-ulaşamayacağı anlaşılınca, (zamanında) NASA’nın Voyager Programı Baş Mühendisinin, ‘varlığı henüz kanıtlanamadı’ deyerek ‘yok saymaya çalıştığı’, bir Güneş-Sistemi-Yapısı/Objesi… ‘Yapı’ dememizin sebebi, çok sayıda gök cisminin/maddesinin belirgin bir şekilde bir araya gelerek, oluşturduğu küresel bir ‘kalın-kabuk’…!

Evan Gough, universetoday.com’da 14 Aralık 2022’de yayımlanan yazısında, araştırmacıların Oort Bulutu’nun yapısı hakkında elde ettiği yeni bilgileri paylaştı…

Gökyüzü araştırmalarında, çok büyük (astronomik) mesafelerdeki cisimleri bir ekrana/sayfaya sığdırabilmek için, logaritmik cetvelin kullanılması kaçınılmaz olmakta…(X ekseninde, her bir uzunluk birimi bir öncekinin on katını temsil edecek şekilde…)

Bu bakışla/açıklamayla ve Aralık 2022 itibariyle, Voyager Araçları 150 AU mesafeye ulaşmış/yaklaşmış olmakta… (Böyle bir ölçekte üçbeş AU, hesaplamalarda ‘önemsiz’ (küçük) kalmakta…!)

Bugüne kadar, Oort Bulutunu oluşturan (parçalı) maddenin, büyük ölçüde ‘buzlu’ kütlelerden oluştuğu varsayıldı…Bu Güneş Sistemi madde parçacıklarının içinde göktaşı parçalarının da bulunması mümkündü, ancak, ana maddenin (su, karbondipksit, diğer…) buzdan oluştuğuna inanıldı… (Oort Bulutu maddesi içinde taş gibi maddenin de mevcut olabileceği, bu bölgeden geldiği düşünülen, ‘çok çok uzun periyodlu’ kuyruklu yıldızlardan (çekirdeklerinden) anlaşılabilir…)

Yeni bir araştırmaya göre, Oort Bulutundaki ‘kaya-gibi’ madde miktarı daha önce tahmin edilenden daha fazla… Araştırmacılar bu sonuca, 2021’de Alberta’ya düşen bir meteoriti inceleyerek varmış…

Haliyle, bu önemli bir ‘iddia’…! Güneş Sisteminin oluşumunu açıklayan kuramda değişiklik yapmayı gerektirecek kadar büyük bir iddia…! Nature Astronomy’de yayımlanan bu araştırmayı gerçekleştiren ekibin lideri olan Denis Vida (Western University; London, Ontario, Canada) böyle söylemiş…

(Bu araştırmada kullanılan göktaşının düşme anı…)

Araştırmacılar, Alberta’ya düşen bu göktaşının kaynağını belirleyebilmek için, ‘The Global Meteor Network-GMN’ gözlem (kamera-ağı) verisini ve  Geostationary Lightning Mapper-GLM verisini kullanmış…

Bu gök cismi, atmosfere saniyede 62.1 kilometre gibi çok büyük bir hızla girerek, bu dalışında, yerden 46.5 kilometre kadar bir mesafeye alçalabilmiş… Bu gök cisminin Dünyaya yaklaşırken izlediği yörüngeye bakılarak, bu cismin, Uzun Periyodlu Kuyruklu Yıldız (Long Period Comet-LPC) yörüngesini izleyerek, Oort Bulutundan gelmiş olması gerektiği sonucuna varılmış… LPC’ler, yörünge periyodu 200 yılı aşan ve yörünge basıklığı çok büyük olan Kuyruklu Yıldızlar olarak tanımlanmakta… Bu gök csimlerinin bir başka özelliği de, Güneşin etrafındaki yörüngelerinde Gezegenlerin dolanma yönüyle kıyaslandığında, bu dolanma yönünün tersine (retrograde) bir yönde dolanıyor olmaları…

This image shows the orbit of a long-period comet. Since these comets come from the distant Oort Cloud, a spherical region on the Solar System's edges, their orbits are highly inclined. Image Credit: NAOJ.
(Kaynak: NAOJ; universetoday.com)

Aratırmacılar, yeni bir bilgi/araştırma sonucu olarak, ‘kayalık cisimlerin’ Oort Bulutunda oluşmadığını, ‘göç eden’ gezegen parçalarıyla buraya taşınmış olduğunu söylüyor…!

Araştırmacılar, Oort Bulutuna taşınmış olan kayalık-cisimlerin, asteroid-kuşağının ilk oluşum döneminde oluşup, bu bölgeye taşınmış olduğunu söylemiş…

Oort Bulutunun varolması gerektiğini, Hollanda’lı astronom Jan Oort 1950’de ileri sürmüştü…!

(* Voyager Araçlarının, mevcut hızlarıyla, Oort Bulutunun iç kenarına ulaşabilmesi için en az 450 yıl…, bu Bulutu geçerek, Güneş Sisteminin ‘Fiziki Sınırının’ dışına çıkabilmesi için ise 450,000+ (!) yıl gerekli…; bir ‘yol kazasına’ uğramayacakları varsayımıyla… Bu araçların, ulaşabilseler bile, Oort Bulutu içinde bir ‘kazaya’ (çarpışmaya) uğramaları ise, bu yolculuğu sonlandırmak için, yeterince büyük bir olasılık…! Bu sebeple, ‘Voyager Araçlarının, Güneş Sisteminin dışına çıkmayı başardığı’ iddialarını inandırıcı bulmamaktayız…; iddia sahibi/sahipleri kim olursa olsun…!)

Yararlanılan Kaynak:

%d blogcu bunu beğendi: