James Webb’de sona yaklaşırken…! (Getting closer to James Webb’s final…!)

James Webb’in ‘L2’ye planlı yolculuğu. (Kaynak: universetoday.com)

Halen görevini sürdürmekte olan Hubble Uzay Teleskobundan çok daha güçlü olacak James Webb uzay teleskobunun, çok hassas yapısı da sebebiyle, inşaa ve test çalışmaları planlanandan çok daha uzun sürdü…

Neticede, bu teleskop ‘fırlat ve unut’ tipi bir araç olacaktı… Yani, bir arıza meydana geldiğinde, bu arızasına müdahale şansı (yazılım dışında) mümkün olamayacaktı…Bu araca, yerleştirileceği yörüngenin uzaklığı sebebiyle, Hubble’de olduğu gibi ‘uzay-tamircisi göndermek’ mümkün olamayacaktı… Bu sebeple, arıza-yapmayacak bir şekilde tasarım ve üretiminin gerçekleştirilmesi gerekmekteydi… Üretimi/testleri bu sebeple uzun sürdü…

Mevcut planlamaya göre bu aracın 18 Aralıkta uzaya gönderilmesi söz konusu…

Bu araç, Güneş-Dünya Sisteminin ‘Lagrange 2’ (L2) bölgesine gönderilecek…Dünyadan 1.5 milyon kilometre uzaklıktaki bir bölge…

Literatürde ‘Lagrange Point’ (Lagrange Noktası) olarak adlandırılan bu yerin merkezi, teorik olarak bir nokta olarak görünse de, gerçekte bir hacim…; yeterince de büyük bir hacim ki, içinde bir uzay aracı, yörüngede dolanabilecek…! Bu yörünge Dünya yörüngesi değil…

Aracın bu uzak-yörüngesine ulaştırılabilmesi, ayrıca, hassas ve zahmetli bir süreç olacak; umarız başarılı olunur…Bu araç, alışılmışın üzerinde elektro-mekanik sistem ve açılması gereken panel barındırmakta… Bunların açılmaları bir ay kadar bir süre alacak…Bu Teleskobun tasarım, üretim, test ve yönlendirilmesinde görev alacak grubun bu sancılı süreci-uykusuz kalarak-yaşaması gerekecek…! Haliyle, başarı kolay gelmeyecek…

Yine de, kaynak yazıda da olduğu gibi, bu süreci bir ‘terör’/’terör süreci’ olarak nitelemek-bize göre-hiç hoş değil…! Bu konu, maalesef, Marsa araç indirme teşebbüslerinde de gündeme getirilmekte…

James Webb uzayda. (Temsili) (Kaynak: NASA; universetoday.com)

Bu teleskop, Arian 5 roketiyle, 26 dakikalık bir sürede 10400 km yüksekliğe ulaştırılacak… Daha sonra, teleskop Ariane 5’in ikinci kademesinden ayrılacak…

Fırlatılıştan 30 dakika sonra Güneş Panelleri açılacak… Bu araç, roket motoru ateşlenerek, Dünya etrafında dolanmadan, doğrudan, ‘L2’ bölgesine yönlendirilecek…

Aracın fırlatılışından 12.5 saat sonra, ‘birinci yol-ortası yörünge düzeltmesi’ (Mid Course Correction-MCC1) gerçekleştirilecek…Bu işlem daha sonra gerektiği kadar yapılacak…

Yolculuk devam ederken, teleskop da (Güneş Kalkanları, teleskop aynaları,…) ‘bir çiçek gibi’ açılmaya devam edecek…!

Güneş Kalkanları (atta) ve teleskop aynaları (sarı). (Kaynak: NASA/Chris Gunn; universetoday.com)

Teleskobun Güneş Kalkanının açılmasının üç gün süreceği söyleniyor…Oldukça hassas bir işlem…

Teleskobun gözlem görevine başlayabilmesi için de, üzerindeki çok hassas sensörlerin çalışma sıcaklığına (soğukluğuna) soğumaları gerekecek…Bu da günler alacak bir süreç…

Neticede, her şey yolunda giderse, teleskop fırlatılıştan altı ay sonra gözlem yapmaya başlayabilecek…

Biraz sabırlı olmak gerekecek…!

Yararlanılan Kaynak:

Lviv’deki AN-12 kazası neden meydana gelmişti…? (Why AN-12 accident at Lviv had happened …?)

AN-12 enkazı (Kaynak: avherald.com)

Kaza mahallinin piste göre konumu. (Kaynak: avherald.com)

Kaza mahallinin piste göre konumu. (Kaynak: avherald.com)

Bu kaza 4 Ekim 2019’da meydana gelmişti… Ukraine Air Alliance firmasına ait bir Antonov AN-12 kargo uçağı, Vigo’dan (İspanya) Lviv’e (Ukrayna) yolculuğunda, iniş için alçalma esnasında yere çarpmıştı…Meydana gelen bu kazada, yedi kişilik mürettebat ile bir yolcudan beşi hayatını kaybetmiş…; üçü yaralı olarak kurtulmuştu…!

Bu Kazanın (nihai) İnceleme Raporu 9 Ekim 2021’de yayımlandı (erişim adresi aşağıda)…

Uçakla bu uçuşta 13 ton da kargo yükü taşınmaktaydı…

Gerçekleştirilen kaza incelemesinden sonra, Pilotların, çok ‘vahim’ bir hata yaptıkları belirlendi…; uçuş tamamlanamadan uçağın yakıtı bitmişti…!

Yakıt bitmesi sebebiyle acil iniş yaptırılmaya çalışılan uçak, piste yaklaşık bir kilometre uzaklıkta yere çarptı… Yere çarpmanın sebebi, Pilotların, uçağın alçalma hızını yeterince dikkatle izlememiş ve gerekli tedbirleri zamanında almamış olmalarıydı…!

Ukrayna Altyapı Bakanlığının bu kazaya yönelik verdiği bilgiler gerçeklerle (kişi sayısı, yük miktarı) tam olarak uyuşmamaktaydı…; bu, dikkati çeken bir durumdu…!

Uçakta bulunanların ölüm sebebi, çarpmanın ataletiyle, ileriye hareket eden yükün ekibi ‘sıkıştırmış’ olmasıydı…! (Kargo uçağıyla yolcu taşımanın yarattığı ilave bir risk !)

Ukrayna Ulaştırma Bakanlığı bu firmanın Uçuş Lisansını iptal etti…

Bu kaza meydana geldiğinde Hava Alanı Bölgesinde sis mevcuttu…; görüş kısıtlıydı…

Bu uçağın Pilotları yeterince tecrübeliydi…

Uçağa taşıma limitini aşan miktarda kargo yüklendiği belirlendi…Bu durum da, uçağın yakıt sarfiyatının artmasına sebep olmuş, uçağın yakıtı hesaplanandan erken bitmişti… Uçak ekibi, bir anlamda, fazla kargo yükü alabilmek için, uçağa -ucu ucuna yetecek-miktarda yakıt almıştı…! (Normal şartlarda tüm uçaklara, acil durumda yedek meydana ulaşabilecek kadar, ilave yakıt alınır…; yakıt harcama planlaması böyle yapılır…)

Merak edenler, Kaza İnceleme Bulgularının ayrıntısını aşağıdaki kaynak adresten okuyabilir….

Neticede Pilotlar, uçağın aşırı yüklü olmasının da etkisiyle, inişte ‘Süzülüş Hattının’ (Glide Slope) altında kalarak, görüşün yetersiz olduğu ortamda yere çarptılar…

*

Uçak kazaları birçok ülkede meydana gelmekte… Yine de, Rusya ve eski/yeni Müttefiklerinde bu kazalar daha büyük bir sıklıkla yaşanmakta…!

Bu ülkelerde Uçuş Emniyeti Kurallarına uymada belirli bir yetersizliğin mevcut olduğunu söylemek mümkün…!

Bu ülkelerde iklim şartlarının uçuşları zorlaştırdığı da bir gerçek… Yine de, bu kazanın meydana geliş şekline bakıldığında, çok büyük bir ‘Uçuş Disiplinsizliğinin’ mevcut olduğu söylenebilir… ‘Tamahkârlık’ kazalara açık bir davetiyedir…!

Yine de, Ukrayna’nın Kaza İnceleme Raporlarına bile, neredeyse gün farkıyla ulaşabiliyor olmamız da, Sayın İlber Ortaylı’nın deyimiyle, ‘Üzerinde Durulması Gereken Bir Husus’…!

Hiç olmazsa, ‘Dünya genelinde kazaların önlenmesine’ pozitif bir katkı sunmaktalar…

Yararlanılan Kaynaklar:

http://avherald.com/h?article=4cd99477&opt=0

Nobel Fizik ödülünü kazananlar açıklandı…! (Nobel Prize in Physics goes to… Study of Humanity’s Role in Changing Climate…!)

Syukuro Manabe (Princeton University), Klaus Hasselmann (Max Planck Institute for Meteorology in Hamburg, Germany) ve Giorgio Parisi Sapienza University of Rome) 2021 Nobel fizik ödülünü kazananlar…) (Kaynak: Jonathan Nackstrand/Agence France-Presse — Getty Images; NY Times)

Bu yıl, Nobel Fizik Ödülü, Dünya’daki iklim değişikliğinin bilimsel temellerini ve bu değişime insan etkisini açıklayan üç iklim-bilimi insanına verildi…Umarız, ‘Ekonomi Ödülü’ de ‘enflasyon’un bilimsel temellerini açıklayanlara verilir…!

Cade MetzMarc Santora ve Cora Engelbrecht‘in, NY Times’te 5 Ekim 2021’de yayımlanan haberinde, bu ödülün verildiği üç bilim insanının, kaos-gibi görünen iklim sistemlerinin ve bunların uzun-dönemli davranışlarının anlaşılmasına katkıda bulundukları söylendi…

Dr. manabe, 1967’de, geliştirdiği bir bilgisayar modeliyle, başlıca sera gazı (greenhouse gas) olan karbon dioksid ile atmosferdeki ışınmanın ilişkisini ortaya koymuştu…

Bu model, diğer bilim insanlarının çok daha gelişmiş modeller ortaya koymalarına yol açtı… Manabe’nin daha sonra geliştirdiği modellerle, Greenland Buz Katmanında artarak yaşanan erimenin Kuzey Atlantikteki okyanus akıntılarını nasıl etkileyeceğini ortaya koydu…; insan-etkisiyle iklim değişikliklerinin ve bunun dinamik mekanizmasının anlaşılmasına katkıda bulundu…

Dr. Manabe’nin temel çalışmasından on yıl kadar sonra, Dr. Hasselmann, geliştirdiği modelle, kısa dönemli iklim değişimini okyanus akıntıları ve atmosfer olayları gibi, uzun dönemli iklim olaylarıyla birleştirdi… Bu çalışma, kuraklık, ‘ısı dalgaları’ ve yağmur-fırtınaları (rainstorm) gibi diğer araştırmalara temel sağladı…

Dr. Parisi ise, atom gruplarından tüm gezegenin atmosferine kadar, düzensizlik ve fizik-sistemlerindeki dalgalanmalar arasındaki ilişkiyi (interplay), tesadüfi-görünen olaylardan nasıl ‘kollektif’ bir davranışa dönüştürülebileceğini (nasıl anlamlı sonuçlar çıkarılabileceğini) ortaya koydu… Bilim insanları, Dr.Parisi’nin gerçekleştirdiği çalışma sonuçlarının, iklim araştırmalarının ötesinde, matematik, biyoloji ve bilgi-işleme bilimi gibi (lazerler, öğretilebilen makinalar), birçok birçok araştırmaya da hizmet edeceğini söylüyor…!

Burada ilginç olan bir husus, Nobel Komitesi temsilcisi, bu ödül-kazanma haberini Dr. Manabe’ye ilettiğinde, ödülün tamamını mı, yoksa, bir parçasını mı kazandığını söylememiş…; en azından, bu yazının kaynağı böyle söylemiş…!

Bize göre, ‘Yiğitler yoğurdu yedirirken, biraz daha dikkatli olmalı’…!

Yararlanılan Kaynak:

Havacılık ve Uzay Tıbbı Kongresi…! (Aviation and Space Physiology Conference/Assembly…!)

Önümüzdeki günlerde Havacılık ve Uzay Tıbbı konusunda bir kongre yapılacak… Bu konuda basında yer alan bir haber özeti aşağıda:

‘Bu yılbaşında kurulan Havacılık ve Uzay Tıbbı Platformu ilk kongresini gerçekleştirecek. Sektörde havacılık tıbbı ile iştigal eden veya bu konularda destek gereksinimi olan tüm havacılık kuruluşlarını bünyesine almayı hedefleyen Havacılık ve Uzay Tıbbı Platformu’nun (HUTP) ilk kongresi,  14-17 Ekim 2021 tarihleri arasında Antalya’da Concorde De Luxe Resort Otel’de yapılacak.

Kongrede Havacılık ve Uzay Tıbbı Platformu çatısı altında havayolu şirketleri, pilotlar, kabin memurları, hava trafik kontrolörleri, sıcak hava balon işletmeleri, uçuş tabipleri, drone, İHA operatörleri vb. kuruluşları ve çalışanları buluşarak sorunların tespiti ve çözümleri konusunda değerlendirme yapacak.Kongre Başkanlığını Prof. Dr. Plt. Hasan Fehmi Töre, Kongre Bilimsel Kurul Başkanlığını Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç, Kongre Sekreterliğini ise Dr. Öğretim Üyesi Sinan Aytaç Polat yapacak.’

*

‘Kongre’ adı verilen ve üç gün süreceği anlaşılan bu toplantıda hangi konular ele alınacak ve hangi derinlikte tartışılacak…, (şimdilik) bilemiyoruz…

Bu toplantı, umarız, ‘kendinin/Kurumunun reklamını yapma gayretlerine ve ‘hamasi nutuklara’ heba edilmez.; bu toplantıda-biraz-‘suya/sabuna’ dokunulur…!

Gündeme teklifte bulunmak için zaman geç olsa da, biz yine de, önerimizi yapalım; gündemde belki-bir şeklide-yer alması sağlanabilir…:

*Önereceğimiz ilk konu: ‘Uçak kaza inceleme safha ve sonuç bilgilerinin’ Kamuoyuyla paylaşılabilmesi için gerekli yasal ve eğitim düzenlemelerinin (ders programları bağlamında) yapılması. (Yasal düzenlemenin yanında, bu konunun önemini kavrayacak neslin de yetiştirilmesi…)

*Bir başka konu: Kokpit İçi İletişimin geliştirilme ihtiyacı… Özellikle Yardımcı Pilotlar (First Officer) neden-göz göre göre-ölüme gitmekte…Neden, Kaptan’a gerekli müdahaleyi zamanında ve etkili bir şekilde yapamamakta…?

Umarız, bu önerilerden haberdar olunur ve dikkate alınır…

Kaynak:

http://www.airkule.com/haber/HAVACILIK-VE-UZAY-TIBBI-KONGRESI/37952

Bernardinelli-Bernstein…: çok büyük…ve, çok uzak…! (Bernardinelli-Bernstein…: too big…and, too far away…!)

AN illustration of the massive comet Bernardinelli-Bernstein

Kuyruklu Yıldız ‘B-B’ (Temsili resim) (Kaynak: NOIRLab/NSF/AURA/J. da Silva; space.com)

Brandon Specktor’ün space.com’da önceki hafta yayımlanan haberinde, çok çok büyük bir kuyruklu yıldızın yaklaşmakta olduğu duyuruldu…!

Hemen sevinmeyin,…bu gök cismi ancak 2031’de Güneşe en yakın konuma gelecek… Bu konum da, Dünyaya oldukça uzak bir konum olarak gerçekleşecek…; kısaca ve maalesef, amatör gözlemciler için gökyüzü şenlenemeyecek…!

Adı olan Bernardinelli-Bernstein’den (B-B) de anlaşılacağı gibi, iki kişi tarafından keşfedilen bu kuyruklu yıldızın, bugüne kadar belirlenenlerin en büyüğü olabileceği söyleniyor…; boyu 100 km kadar… 1997 yılında gözlenen kuyruklu yıldız Hale-Bob’ın boyu 60-80 kilometre kadardı…

Astronomlar, gerçekleştirdikleri son gözlem ve hesaplamayla, B-B’nin Dünyaya en yakın konuma gelebilmesi için, daha on yıl kadar bir süre gerektiğini hesapladılar…

Bu haberin iyi tarafı, bu gök cismi ile buluşmak için bir araç gönderilmesi hedeflenirse, bu aracın tasarımı ve yolculuğu için yeterli zaman mevcut olabilir…!

C/2014 UN271 olarak kaydedilen B-B, büyüklüğü sebebiyle, Haziran 2021’de keşfedildiğinde, bir ‘Cüce Gezegen’ olabileceği düşünülmüştü… Ancak, hızlı yörünge hareketi ve etrafındaki gaz bulutu (Halo), onun Güneşin etrafında bir çember yörüngede dolanan gök cisimlerinden farklı olduğunu gösterdi…

Astronomlar, Dünyadan 29 AU (Dünya-Güneş mesafesi) kadar uzakta olan bu gök cisminin, 2031’de, Güneşin etrafından, Satürnün yörüngesinden daha yakın (11 AU-) olmayacak şekilde, dolaşacağını hesapladı… Şüphesiz, zaman ilerledikçe bu zaman ve mesafe tahminlerinde küçük değişim olabilir…

Bu gök cismi, bu büyüklüğü ve uzaklığıyla, maalesef, Dünyadan çıplak gözle gözlenemeyecek…

Astronomlar, bu gök cisminin son ziyaretinin bundan 3.5 milyon yıl önce gerçekleştiğin söylüyor… O gelişinde Güneşe sadece 18 AU kadar yaklaşabilmişti…

Bu gök cismi 40,000 AU kadar uzaklaştıktan sonra, şimdi geri gelmekte…

Dünyadan çıplak gözle ve heyecan verici bir şekilde gözlenebilmesi mümkün olmakla birlikte, bunun için, 30 milyon yıl kadar bir süre geçmesi gerekecek… (Enflasyonun düşmesi için gerekenden daha uzun bir zaman…!)

Beklemek isteyenlerin bilgisine…!

Yararlanılan Kaynak:

https://www.space.com/bernardinelli-bernstein-comet-close-approach-2031

Havacılık…ciddi bir iştir…! (Aviation… is a serious busines…!)

Uçağın ‘şeklini değiştirmek için’ daha emniyetli yollar bulunabilir…!

ABD’de birkaç gün önce meydana gelen bu kaza, gerçekte, ‘yaratılmış bir kaza’…; ‘kendi kazanı kendin yap’…misali…!

‘Gayrı ciddi’ bir Pilot, ‘gayrı ciddi’ bir kalkış planlamasıyla…; ortada hiç de zorlayıcı bir sebep yokken, bir caddeden havalanmaya kalkıyor…; ‘FINNYS’te Taco’sunu yedikten sonra…! (Halbuki, bu uçağı bir çekici araçla, bölgeden uzaklaştırmak mümkündü…)

Gerçekte, caddenin kalkışa uygun bölümü mesafe ve engeller açısından bu kalkış için yetersiz… Buna bir de, uçağın tekerleklerinin, istenmeden, yeşil sahaya kayarak enerji/hızlanma kaybetmesi de eklenince, Pilot uçağını ancak-havalanabileceği bir hıza ulaştırabiliyor…

Ancak, bu yüksekliğini koruyamayan uçak bir elektrik direğine çarparak, ‘şeklini değiştirmiş bir halde’ yere iniyor…!

Neyse ki, gerek Pilot ve gerekse araç trafiğini durduran polisler yaralanmıyor…

*

Havacılık bu kadar ‘sulandırılınca’, elbette kazalar olacak…!