Venüs atmosferinde fosfin…ne anlama geliyor…? (What does Phosfine discovery mean in Venus’s atmosphere…?)

Mars’ın   7 Şubat 1974’te, Mariner 8  ile  alınan  görüntüsü.
(Kaynak:  NASA/JPL-Caltech; lightsinthedark.com)

“Venüs atmosferinde fosfin…ne anlama geliyor…? (What does Phosfine discovery mean in Venus’s atmosphere…?)” okumaya devam et

Bu Haftanın gelişmeleri…. kısa kısa…! (This weeks events… shortly…!)

Jüpiter  nasıl  kokar…? (How  Jupiter  smells…?)

(Kaynak: spacedaily.com)

Spacedaily.com’da 7  Ağustos 2020’de  yayımlanan  bir  haberde, JUNO  aracının  Jüpiterin  atmosferinde  sığ  şimşekleri  ve  amonyak’ın  (ammonia)  varlığını  belirlediği  duyuruldu.

Bu  grafikte, sığ  şimşek  ve kartopu (mushball)  oluşum  süreci  görülüyor. 

 

NASA’nın   Jüpiterin  yörüngesinde  dolanan  aracı  JUNO’nun  sağladığı  veriyi  inceleyen  bilim  insanları, ‘sığ  şimşek’ (shallow  lightning) olarak  adlandırılan  ve  Jüpitern  atmosferinde  bolca  ortaya  çıktığı  anlaşılan,  Dünya  atmosferindekilerden  farklı,   bu  elektrik  boşalmalarının, amonyak-su  karışımı  içeren  bulut  ortamlarında  oluştuğunu  belirledi. Dünya  atmosferindeki  şimşekler su-bulutlarında  oluşmakta. (Gerçekte,  Dünya  atmosferindeki  bulutların  tamamı  su  buharından / su-buzu  kristallerinden  oluşmakta.

NASA  araştırmacıları,  ayrıca, ‘yumuşak  top’ (mushball)  adı  verilen, amonyak  açısından  zengin, yumuşk  buzlu  topların (hailstone) Jüpiterin  yüksek  atmosfer  bölgelerindeki amonyak  ve  su-buzunu  içine  hapsederek, bu  topları  Jüpiterin  atmosferinin  derinliklerine  de  taşıdığı  belirledi.

Jupiterin   atmosferinde  şimşeklerin  çaktığı,  ilk  olarak, yakınından 1979’da  geçen Voyager  araçları  tarafından  belirlenmişti.

JUNO’nun    Radyasyon  Araştırma  Lideri   Heidi Becker  (Jet  Propulsion  Laboratory,  NASA), Jüpiterin  atmosferinin  üst  katmanlarında  toplanan  amonyağın, bölgeye  fırtınalarla  taşınan  su-buzunu  eriterek  amonyaklı-su  karışımı  oluşturduğunu,  bu  karışımın  taneciklerinin  de,  (-) 88  santigrad  derece  soğuk  ortamda, amonyak-su  buzunun  oluştuğunu  söyledi.

Aşağıya  doğru  yönelen  bu  amonyak-su  taneciklerinin yukarıya  doğru  hreket  etmekte  olan su-buzu  ile çarpışarak, bu  bulutları  elektriklendirdiğini  söyledi.  Bu  da  çakan  şimşeklerin  kaynağı  olmakta. Amonyum-su  bulutları  Dünya  atmosferinde  mevcut  değil.

6  Ağustos  2020’de, Geophysical Research’da  yayımlanan  bir  başka  yazıda,  bir  başka  araştırma  grubu  ise,  amonyak-su  tanecikleri  etrafını  saran  su  buzunun,  atmosfer  içinde  oluşan  fırtınalarla,   yukarıya  ve  aşağıya  hareketleri  esnasında  su  buzu  ile  kaplanarak Jüpiter  atmosferinde  yumuşak  buzlu  topları  (mushball) oluşturduğunu  ileri  sürdü.

Jüpiter’in  atmosferi  nasıl  mı  kokar ?

Otogar’lardaki   tuvaletler  gibi…!

Yararlanılan  Kaynak:

https://www.spacedaily.com/reports/Shallow_Lightning_and_Mushballs_reveal_ammonia_to_Juno_scientists_999.html

Ceres’in  okyanusu  var  mı….  yok  mu ? (Ceres’s  underground  ocean…?)

Occator  Kraterindeki  sodyum  karbonat  ve  diğer  maddelerden  oluşan tuzlu-kitle.

(Kaynak:NASA, JPL-Caltech, UCLA, MPS, DLR and IDA ; scientificamerican.com)

Küresel bir  yapıda  olan,  en  büyük   asteroid  Ceres’in  yüzeyinde, Hubble  Uzay  Teleskobuyla  dahi  belirlenebilen,  çok  parlak  noktalar   mevcut.  NASA’nın  Dawn  adlı  aracının  2013’te  gerçekleştirdiği  yörünge  uçuşlarında, bu  parlak  ve  çok  sayıda  olan  birikintilerin  Ceres’in  yüzeyine  ulaşan buzlu  kitlelerin  (brine) kalıntıları  olduğu  anlaşılmıştı.

Halen  görevi  sona  ermiş  olan  Dawn  aracının  topladığı  veriyi  analiz  etmekte  olan  araştırmacılar,  yer  altından  ‘taşarak’  yüzeyde  biriken  bu  birikintinin   yer kabuğunun  altında  mevcut  bir  okyanustan  kaynaklanmış  olabileceğini  ileri  sürdüler. Gerçi, Ceres’in  yer kabuğunun  derinliklerinde,  içinde  bolca  su  buzu  da  bulunan  kayalık  bir  ortamın  mevcut  olduğu  bir  süredir  bilinmekte.

Scott Hersberger’in, scientificamerican.com’da 12 Ağustos 2020’de  yayımlanan  haberinde, NASA  araştırmacılarının  öne  sürdüğü  ‘yer kabuğu-altı  okyanus’un, gerçek  anlamda,  mevcut  olamayabileceği  duyuruldu.  Ancak,  karşı  görüş  sahipleri,  yine  de, yüzeyde  biriken tuzlu-kitlenin (brine) yer kabuğu  altındaki yarı-sıvı  bir  birikintinin,  yüzeye  sızarak oluşturduğu  bir    ürün  olduğunu  düşünüyor.

Cüce  Gezegen  Ceres’e 2015’te  ulaşan  Dawn  aracı, merak  edilen   bu  beyaz  ve  çok  parlak  birikintiyi  de  detaylı  olarak  incelemiş,  araştırmacılar, bu  kapsamda,  Ceres’te ‘buz  volkanlarının’ var  olduğunu  belirlemişti.
Araştırmacılar, yüzeyde  biriken  maddenin,  yirmi  milyon  yıl  kadar  önce  gerçekleşen  göktaşı  çarpmaları sonunda  açılan  kraterlerde  oluşan  birikintiler  olduğunu  söylüyor. Çarpma  etkisiyle  sıvılaşan  tuzlu  sular yüzeye  sızarak,  buharlaştıktan  sonra,  geride  bu  birikintileri  bırakmış. Bu  birikintilerin  en  gencinin  dört  milyon  yıl  yaşında  olduğu  belirlendi.
Kraterde  biriken tuzlu-kitle  (yansıttığı  ışık  spektrumu  üzerinden) incelendiğinde, bunun  içinde  ayrıca, ‘hidrolit’ (hydrohalite)  adı verilen  ve  deniz  buzunda  bolca  bulunan, kristal  yapısında  buz  da  mevcut  olan tuz  olduğu  belirlendi. Araştırma  grubuna  göre, bu  yüzeyde-birikme  süreci  halen  devam  etmekte.

Yararlanılan  Kaynak:

https://www.scientificamerican.com/article/claims-of-ocean-inside-ceres-may-not-hold-water/?utm_source=newsletter&utm_medium=email&utm_campaign=space&utm_content=link&utm_term=2020-08-13_featured-this-week&spMailingID=68562279&spUserID=NDcxOTUyMjcxODAzS0&spJobID=1941783760&spReportId=MTk0MTc4Mzc2MAS2………

Arecibo  Radyoteleskobu  hasarlandı…! (Arecibo Observatory in Puerto Rico suffers serious damage after cable breaks…!)

Mike Wall’ın  space.com’da 13 Ağustos 2020’de  yayımlanan  haberinde, Arecibo  Radyoteleskobunun,  kopan  bir  taşıyıcı  kablosu  sebebiyle,  hasarlandığı  duyuruldu. Bu  hasar  önemli  miktarda  olsa  da,  teleskobun  onarımı  mümkün  olabilecek

Bu  kaza 10  Ağustos 2020’de  meydana  geldi. Bu  teleskop Puerto  Rico’da.
Kopan  kablo  teleskop  çanağında otuz  metre  genişliğinde  bir  hasara  yol  açtı.

300  metre  çapında  çanağı  olan  bu  teleskop  1963  yılından  beri  hizmet  vermekteydi. 206’ya  kadar  da,  Dünyanın  en  büyük (tek  çanaklı)  teleskobu  unvanını  korudu. Daha  sonra  Çin  Dünyanın  en  büyük  teleskop  çanağını  inşa  etti.

Bilim  insanları, 1974’te,  bu  teleskopla 25,000  ışık  yılı  uzaklıktaki  yıldız  kümesi (globular  cluster)  M13’e bir mesaj  gönderdiler. (Bu  mesaj  halen yoluna  devam  etmekte…)

Bu  teleskop,  ayrıca, 1997’de  çekilen  bilim-kurgu  filmi  ‘Contact’  ta  da önemli  bir  rol  almıştı.

Yararlanılan  Kaynaklar:

https://www.space.com/arecibo-observatory-damaged-shut-down.html