SpaceX ISS’ye yeni ekibi Cuma sabahı saat *12:49’da götürecek…! (SpaceX’ Crew Dragon launch at (TSI) *12:49 AM, Friday…!)

*Güncelleme 2: Fırlatma işlemi saat 12:49’da… Bu bilgiler parça parça alındığından, saatteki bu ciddi kayma kaçınılmaz olmakta… Kusura bakılmaya…!!!

Güncelleme: Uçuş 23 Nisan 2021, Cuma sabahı, 8:30’da gerçekleştirilecek…!

…………………………

SpaceX, Uluslararası Uzay İstasyonuna (ISS) ikinci insanlı-yolculuğunu yarın, 22 Nisa 2021’de gerçekleştirecek…; *elbette, bir erteleme olmazsa…!

Yeni ekibin fırlatılması saat 13:11’e planlandı… Bu yolculuk, NASA’nın Florida’daki tesisinden gerçekleştirilecek…

Bu uçuşta ABD’li astronotlardan Shane Kimbrough ile Megan McArthur, Japonya Uzay Ajansından (JAXA) Akihiko Hoshide ve Avrupa Uzay Ajansıdan (ESA) Thomas Pesquet yer alacak… Bu dört uzay insanı da, daha önce, uzaya gitmişti…; kısaca, uçuş tecrübeleri mevcut…

SpaceX, ABD’nin uzaya insan taşımayı başaran ilk firması… Bu amaçla araç geliştirmekte olan Boeing firması, yaşanan aksaklıklar sebebiyle, bu yarışta biraz geri kalmış durumda… Yine de, geliştirmekte olduğu Starliner adlı aracıyla, onun da, insan taşımaya yakında başlaması mümkün olabilir…

ABD, halen, ISS’ye astronot göndermek için, Rusya’nın Soyuz araçlarından (koltuk kiralayarak) yararlanmakta… Son haftalarda iki ülke arasının biraz soğuması sebebiyle bu ‘yolcu-taşımada işbirliği’ yakında sonlanabilir…!

SpaceX’in bu fırlatışta kullanacağı roket ve kapsül daha önce de kullanılmış ekipman. SpaceX, uzay yolculuklarında aynı ekipmanı tekrar tekrar kullanmayı başaran ilk firma…

Yararlanılan Kaynak:

https://www.spacedaily.com/reports/SpaceX_set_to_take_four_astronauts_to_ISS_Thursday_999.html

Tam da Marsa gitmeye hazırlanırken…! (Will we never live on Mars, or anywhere else besides Earth…?)

NASA’nın Mars Helikopterinin başarılı (ilk) uçuşu Marsa olan ilgiyi biraz daha arttırdı… Şimdilik, Marsta golf-arabasıyla gezinmenin, helikopterle uçmanın mümkün olabileceği gösterilmiş oldu…

Marsın iki uydusu, ayrıca, yörüngesinde dolanan birçok uzay aracı, geceleri oyalayarak, uzay (Mars) insanlarının canlarının sıkılmasını önleyebilir…

Geneva (İsviçre) Ünversitesi astrofizikçisi Sylvia Ekström ve tasarımcı Javier Nombela, 7 Nisan 2021’de, Marsa gidiş hazırlığı yapanların-biraz-keyfini kaçıracak bir makale yayımladılar…!

Onlara göre, Marsa sadece Robotlar gönderilebilecek…!

Bu makaleyi okuyan NASA araştırmacıları, herhalde, şunu düşünmüştür…: ‘Başarımızı kıskanıyorlar…!’

Bu bilim insanı ve tasarımcıya göre, insan vücudu Dünyanın milyonlarca yıllık evrimi sürecinde, Dünyadaki ortam şartlarına göre şekillendi..; evrimleşti… Bu ortam şartları belirli büyüklükteki gravitasyon kuvveti ve atmosfer basıncının yanında, Güneş radyasyonundan ve galaktik radyasyondan koruyan bir atmosfer ve manyetosferi de kapsamakta… İnsan bu ortamı terkettiğinde, büyük bir psikolojik strese maruz kalabilir…

Marstaki gravitasyon (kütle çekimi) Dünyadakinin %38’i kadar… Bugüne kadar gerçekleştirilen uzay araştırmalarında, düşük orandaki gravitasyonun (öncelikle) hızlı bir şekilde, kemik dokusu kaybına (decalcification of bones) yol açtığı belirlendi…

Azalan garvitasyon etkisi altında faza zorlanmayacak olan kas dokusunda da hızlı bir kayıp yaşanır… Buna bağlı olarak, kalp kaslarının da zayıflaması söz konusu… (Marsta heyecanlanmak çok daha riskli bir hale gelir…!)

Yine, zayıflayan gravitasyon etkisiyle, vücut sıvıları vücudun üst kısmına doğru yönelir…; kan akışı yavaşlar ve damarlarda pıhtı (thrombosis) oluşma riski artar…!

Gravitasyon azlığı, iç kulaktaki kristalların hareketini de olumsuz etkileyerek, işitme kaybına yol açabilir…

Kas kaybı ve kalp kaslarının zayıflamasını bir dereceye kadar , günlük egzersizlerle önlemek mümkün…Uzay insanları Uluslararası Uzay İstasyonunda (ISS) böyle yapmakta… Ancak, her gün iki saat süreyle bu egzersizleri yapmaları gerekmekte…! Bu uzay insanları Dünyaya döndüklerinde oldukça zayıflamış (halsiz) görünmekte…

Marsın fazlasıyla kayalık ortamında, bir uzay insanının başına gelebilecek bir kemik kırılması ölümcül olabilir… Dolaşım sistemi problemleri de aşırı tehlikeli olarak kabul edilmekte…

Marsa gidiş gibi uzun sürecek yolculuklarda, uzay aracının bir bölümünün (spor kabini!) döndürülerek suni gravitasyon yaratılması ve bu ortamda, haftada birkaç saat spor yapılarak, gravitasyon azlığının olumsuz etkilerinin azaltılması da, yer darlığı sebebiyle, pek mümkün görünmüyor…

Uzay aracının tamamının döndürülmesi ise, sadece, Holywood Filmlerinde kolay görünen bir uygulama…!

Uzay radyasyonu, yeterince uzun zamandır bilinen, bir başka ana problem… Dünya atmosferi ve manyetosferi Güneş radyasyonu ve kozmik ışınlara karşı güçlü bir koruma sağlamakta… (Yine de, Güneşin morötesi ışınlarına karşı belirli koruma tedbirleri gerekmekte…!) Dünyanın bu koruma kalkanının 30-metre kalınlığındaki bir beton (veya 80 cm kalınlığında kurşun ) duvarın koruma kabiliyetiyle eşdeğer olduğu belirlendi…

Marsa gidip gelmeyi başaracak uzay insanlarının maruz kalacağı radyasyonun, tüm kariyerleri boyunca maruz kalacakları maksimum radyasyonun en az yarısı kadar olabileceği hesaplandı…

Mars yolculuğunda yaşanacak bir başka problem insan psikolojisi üzerine…!

Fransız uzay insanı Thomas Pesquet, ISS’deki uzay insanlarının karşılaşabileceği psikolojik baskıya dikkat çekmişti… ISS’de yaşanacak bir acil durumda uzay insanlarının Dünyaya nispeten kısa bir sürede dönebilmeleri mümkündür… Ancak, bir Mars yolculuğu söz konusu olduğunda, en erken dönüş süresi 2.5 yıl kadar uzun olabilir…! Yaşanabilecek bir teknik ya da fizyolojik aksaklık tüm ekibin ölümün yol açabilir…

Marsa gönderilecek uzay insanlarını, bu yolculukta karşılaşabilecekleri güçlüklerin benzerlerine karşı Dünyada eğitmenin bir yolu yok…! MARS 500 adlı test projesi, sağladığı tüm güvence ve rahatlığa rağmen, beklenen başarıya ulaşamamıştı…

Mars, tüm güzel görünümüne rağmen, Dünyaya uzaklığı da dikkate alındığında, insanın yaşayabileceği bir yer değil…! Marsın en büyük sorunlarından biri, atmosferinin Dünya atmosferinin sadece %0.6 kadar bir basınca sahip olması…Bu, Himalayaların tepesindeki atmosferden çok daha zayıfı demek…Mars atmosferinin Dünya atmosferinden farklılığı bir tarafa, bu ince atmosferde nefes alma olanağı mevcut değil…!

Bu düşük basınç ortamında, Mars yüzeyinde sıvı suyun barınma şansı yok…; kısa sürede buharlaşır… Mars yüzeyinde fazlasıyla mevcut olan Mars kayası tozu (regolith) ise organizmalar için bir zehir olan perklorat’la (perchlorate) dolu…!

Marsa gidecekler, iklimlendirilmiş kapalı fanuslarda yaşamak zorunda… İdrarları dahil, kullandıkları suyu tekrar kullanılabilir hale dönüştürmek zorunda… (Sistemin bir arıza yapması demek, …?)

Denemeler gösterdi ki, Marsa gönderilecek robot-araçlarla yıllar sürebilecek araştırmaları gerçekleştirmek mümkün… Bu araçları yola çıkarmadan önce sterilize etmek de mümkün… Ancak, uzay insanı gönderilmesi durumunda bu mümkün olamayacak…Mikrobik-seviyedeki canlıların milyarlarcası Marsa, kaçınılmaz olarak, taşınacak…

Ayrıca, Marsta mikrobik-seviyede yaşamın mevcut olup olmadığı hususundaki ‘ana’ sorunun da cevaplanmasını imkansız kılacak…!


 

Yararlanılan Kaynak:

https://www.swissinfo.ch/eng/we-will-never-live-on-mars–or-anywhere-else-besides-earth/46510576

(Günün Seçimi)

SpaceX, ikinci insanlı-uçuşunu yarın gerçekleştirecek…! (SpaceX’ Crew-2 launch is early Wednesday morning…!)

Bu uçuş için canlı yayım, yarın sabaha karşı, saat 00:20’de başlayacak…

Bir ertelenme gerçekleşmezse uçuşun takibedecek dadikalarda gerçekleşmesi bekleniyor…

Uykusundan fedakârlık edebileceklere duyurulur…!

İlk Uçuş başarıyla gerçekleştirildi…! (First Flight sucessfully completed…!)

Ingenuity’nin ilk uçuş denemesinin başarılı olduğu gerek video ve gerekse altimetre verisiyle doğrulandı.

Araç Mars yüzeyinden üç metre kadar yükseldi ve 30 saniye süren bir havada-kalışı gerçekleştirdi… Araç yüzeye emniyetli bir şekilde inmeyi başardı…!

Ingenuity’nin yükseklik-zaman grafiği (sağ yukarıda). Yerden yükseldiğinde çektiği yer-gölge fotoğrafı (sağ altta; fotoğraftaki beyaz lekeler yüzeyde parlayan kaya parçaları) ) ve uçtuğunun resmi (sol üstte).

Hava gösterisi denizde son buldu…! (Airshow has ended in the sea…!)

Florida’da 17 Nisan 2021’de gerçekleştirilen bir havacılık gösterisinde (Cocoa Beach Airshow) , uçağı arızalanan pilot denize zorunlu bir iniş gerçekleştirdi…!

Havacılık Gösterisine katılan bu uçağın pilotu, TBM Avenger tipi, tek motorlu uçağını deniz kıyısındaki sığ suya emniyetli bir şekilde indirmeyi başardı…

Tyer Vazquez, Alassandro Sasson ve Rick Neale tarafından, Florida Today’da 17 Nisan 2021’de yayımlanan bu haberde, Patrick Uzay Kuvvetleri Üssü (Okyanus) kıyısında meydana gelen bu kazada, gerek pilotun ve gerekse denizdeki halktan yaralanan olmadığı duyuruldu….

Video görüntülerinden, uçağın motorunun durmuş olduğu belirlendi…. 

Uçakta meydana gelen hasar miktarı bu denize-inişi bir kaza olarak nitelememizi gerektirdi…!

Yararlanılan Kaynak:

https://www.floridatoday.com/story/news/2021/04/17/air-show-plane-makes-soft-water-landing-near-patrick/7269612002/

Bir gezegenin senfonisi…?(Symphony of a planet…?)

Öte-gezegen HD106906

Dokuzuncu Gezegen (Planet 9) uzay meraklılarının uzun zamandır beklediği bir (şimdilik) ‘hayali’ gök cismi…! Neptün ve Plüton da dahil olmak üzere bazı gezegenler önce hayal edilerek, sonra da hesap yapılarak keşfedildi… Bu sebeple, astronomların Güneş Sisteminde yeni gezegen keşfini hayal etmeye hakları var…

Astronomları dokuzuncu bir gezegenin var olduğu inancına iten şey, Plütonun ötesinde keşfedilen birçok gezegenimsi-gök cisminin yörüngelerinin konumları… Bu gök cisimlerinin yörüngelerinin birbiri ile ilişkili bu konumlarda olması, bölgede dolanan ve henüz keşfedilemeyen bir (Dünyanın en az beş katı bir kütleye sahip) ‘Dünya-irisi’nin varlığına bağlanmakta… Bu (olası-hyphotetic) gök cismine ‘dokuzuncu’ denmesinin sebebi de, Plüton’un gezegen statüsünün geri alınmasından kaynaklanmakta; boşa çıkarılan ‘9’ numara sebebiyle… (Burada ayrıntısına girmeden, Pluton’un bir gezegen sayılıp sayılmaması, astronomi dünyasının-bizi fazla ‘enterese etmeyen’-bir kararı…! Yine de, Plütonun alışılmışın ötesinde eliptik ve eğimli bir yörüngeye sahip olması, daha sonra, boyu Plüton’a yakın olan iki başka gök cisminin de belirlenmiş olması, bu gök cisminin bir ‘üvey evlat’ muamelesi görmesi için ortam hazırlamaktaydı; hazırladı…)

Bir taraftan, Güneş Sisteminde dokuzuncu bir gezegenin mevcut olup olamayacağı tartışılırken, diğer taraftan (olası) böyle bir gök cisminin Güneş Sisteminin bir ‘öz-evladı’ mı yoksa, ‘arkadaşına bakmak için uğramış fakat yakalanmış’ bir gök cismi mi olduğu hususundaki tartışmalar devam ederken, astronomlar, başka bir Güneş (Yıldız) Sisteminde, dokuzuncu gezegenin var olabileceğine kanıt teşkil edecek, bir başka gezegen belirlediler… Kısaca, Güneşinden (Yıldızından) çok uzaklarda dolanan büyük kütleli gezegenler mevcut olabilirdi…ve, ilki belirlenmişti…!

Hubble Uzay Teleskobuyla (HST) gerçekleştirilen bu keşifte, Dünyadan 336 ışık yılı uzaklıkta olan HD106906 çift-yıldız sisteminde, kütlesi Jüpiterin kütlesinin onbir katı kadar olan ve HD106906b (‘b’ ilk gezegene verilen kod) olarak kaydedilen bir öte-gezegen belirlendi…

HD106906b’nin yörünge simülasyonu.

Dokuzuncu gezegenin varlığı doğrulanmaya çalışılırken, bazı araştırmacılar bunun bir gezegen olmayıp, küçük ölçekli bir Kara Delik olabileceğini de ileri sürdü… Ancak, dokuzuncu gezegen araştırmacılarından astronom Konstantin Batygin bunu pek olası görmüyor…

Batygin, astronomi çalışmalarının yanında müzikle de ilgilenmekte… Küçük bir müzik grubu da mevcut ve bu grupta gitar çalmakta…!

Miami Flarmoni Orkestrası şefi Eduardo Marturet, Batygin’in gerçekleştirdiği araştırmalardan da ilham alarak, Dokuzuncu Gezegen adında bir senfoni besteledi…! Bu senfoninin icrasında Batygin de elektro-gitarıyla eşlik etti…

Böylece…, Dokuzuncu Gezegen ortaya çıkmadan, Senfonisi çıkmış oldu… !

Umarız, yakın bir gelecekte, kendisi de ortaya çıkar…

Bir garip görüntü…? (A strange view…?)

Ingenuity’nin rotor palleri döndürme testi, yazılım güncellemesinin uygulanmasından sonra, 16 Nisan 2021’de ikinci defa gerçekleştirildi…

Daha önce gerçekleştirilen ilk testte araç yüksek hız testini geçememiş, ilk uçuş denemesi kademeli olarak 19 Nisan Pazartesi‘ye ertelenmişti…

Yine daha önce, bu aracın taşıyıcı araç Perseverance’den yere indirilmesi esnasında Güneş Panellerinin üzerinde toz biriktiği de belirlenmişti. Ancak, bu tozun helikopterin performansını olumsuz etkilemeyeceği hususu NASA tarafından beyan edilmişti…

Aracın üzerindeki Güneş Panelleri başta aracın çok soğuk (-70 C) Mars Gecelerinde ısıtılması olmak üzere, uçuş için gereken elektriği sağlamakta…

*

Yukarıdak videoda dikkati çeken husus, helikopterin üst pervane pallerinin ters yönde dönmekte oluşu… Bu gibi, eksenel kararlılığı/hareket yönü çift rotor sistemiyle kontrol edilen araçlarda, açısal kararlılık/kontrol için rotorların zıt yönde dönmesi gerekir…Bu videoda her iki rotor palleri de aynı yönde dönmekte…!

Şüphesiz bu, NASA uzmanlarının bilerek (ve helikopterin yerden istenmeden havalanmasını önlemek için) gerçekleştirdiği bir ‘kontrollu-test’ olabilir…

Aksini düşünmek ‘ürpertici’ olurdu… Rotor pallerinin tersine (istenmeyen yöne) dönmesi bu aracın, yerden hiçbir şekilde havalanamaması demek olurdu…!