Yüksek enerjili Nötrino’ların kaynağı… Kuasar’lar mı …?) (Are all high-energy cosmic neutrinos born by quasars…?)


Bir (dijital/akrilik !) Kuasar (temsili) (Kaynak: spacedaily.com)

Spacedaily.com’da, 2 Mart 2021’de yayımlanan bir haberde, tüm yüksek-enerjili nötrino’ların (neutrino) Kuasarlar tarafından oluşturulduğu ileri sürüldü…! Nötrinolar, atom-altı parçacık dünyasının (kütlesinin varlığı tartışılan) en yüksek enerjili parçacıkları… Yine de, onların içinde farklı enerji seviyelerinde olanlar mevcut… Güneşin dahi nötrino ürettiği bilinmekte…

Kuasarlar (Quasar) ise, merkezinde çok büyük kütleli Kara Delik bulunan; bu sebeple, merkez bölgesinden çok güçlü ışıma yapan gökadalar…

Bilim insanı P. N. Lebedev’in (Physical Institute of the Russian Academy of Sciences-LPI RAS; the Moscow Institute of Physics and Technology-MIPT; Institute for Nuclear Research of RAS-INR RAS), enerji seviyesi bir trilyon elektronvolt’u (TeV) geçen nötrinolar üzerinde gerçekleştirdiği bir araştırmada, bunların aktif (güçlü radyo dalgası kaynağı) gökadaların merkezlerindeki Kara Deliklerin yakınındaki bölgelerden geldiğini belirlediği duyuruldu…

Merkezinde çok büyük Kara Delik bulunan gökadalar, çok güçlü ışımaları sebebiyle, Güneşin yüzlerce milyon katında ışıma yapabildiğinden, aktif gökada olarak sınıflanmakta ve Kuasar olarak adlandırılmakta… Bunlar Dünyadan optik ve radyo teleskoplarla gözlenebilmekte…

Daha önce, Rus bilin insanları Alexander Plavin, Sergey Troitsky ve Yuri Kovalev’ler (baba ve oğul) enerji seviyesi 200 TeV’yi aşan nötrinoların radyo dalgası yayımlayan Kuasar’larla ilişkisi olduğunu belirlemişti…

Bu bulgu, astrofizik dünyasında şaşırtıcı olarak nitelenmişti…; o tarihe kadar, nötrinoların, teorik olarak, 1000 TeV enerji seviyesinde doğabildikleri hesaplanmaktaydı…

Bilim insanları, nötrinoların, çok küçük yapısıyla (sıfıra yakın kütlesiyle) yolu üstüne çıkan madde ile etkileşmeden, (onları ‘tınlamadan’ !) yoluna devam edebildiğini düşünmekte…! (Bu sebeple, Dünyanın bir ucundan girip, diğer ucundan, üstelik hızında bir azalma olmadan (?), çıkabilmesi bir nötrino için sıradan bir olay. Bir nötrino ‘Gülhane Parkından geçse, onu polis bile farkedemez’…!)

Nötrinoların belirlenmesi için çok büyük ortamlar (laboratuvarlar) gerekmekte… Bunlardan biri olan Cherenkov IceCube (Teleskobu) Dedektörü Antartika’da; 1 km3 hacminde…

IceCube Teleskobuyla, 7 yıl süreyle toplanan veriden, enerji seviysi 200 TeV’nin üzerinde olan nötrinoların büyük bir kısmının Kuasarlardan geldiği belirlendi… Bu Kuasarların merkezindeki devasa Kara Delikler, madde toplanma diskinde (accretion disk) toplanan maddenin yutuluşu sürecinde çok güçlü sıcak gaz ışımasına (madde/parçacık dönüşümüne) sebep olur… Bu fışkıran gaz sütunu Kuasarın belirleyici özelliklerinden…

Kuasar’dan gaz fışkırmalarıyla, Ice Cube Teleskobu tarafından yakalanan/kaydedilen nötrinolar arasında bir ilişkinin mevcut olduğu da belirlendi… Nötrinolar ışık hızıyla yol aldığından, Dünyadan, fışkırma ışımalarıyla aynı anda belirlenmekteydi…

Rus bilim insanları, Astrophiysical Journal’da yayımlanan makalede, bu onlarca TeV’lik enerji seviyeleriyle saçılan nötrinoların da Kuasarlar tarafından üretildiğini ileri sürdüler… (Bunların yanında, Dünya atmosferinde dahi, kozmik ışınların çarpışmalarıyla; bu çarpışmalar her nerede gerçekleşirse, üretilen, haliyle, enerji seviyesi daha düşük nötrinolar da mevcut…!)

Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.spacedaily.com/reports/Scientists_claim_that_all_high_energy_cosmic_neutrinos_are_born_by_quasars_999.html

Helikopter neden düştü…? (Why did helicopter crash…?)

(Kaynak: alzjazaree.com)

Güncelleme: 06.03.2021

https://www.haberturk.com/yazarlar/guntay-simsek-1019/2995031-helikopter-neden-dustu

……………………………………………………………………………………………

Bugün, Bingöl’den Tatvan’a gitmek üzere havalanan bir askeri helikopterimiz, yarım saatlik bir uçuşundan sonra düştü…! Helikopterde bulunan personelin büyük bir kısmı hayatını kaybetti… Bu kazada hayatını kaybedenlerin yakınlarının acısını paylaşırız…; yaralı olarak kurtulanlara da şifa dileriz…

*

Enkazın bulunduğu bölgede ‘yere çarpma noktasından’ çok daha yüksek tepelerin de mevcut olduğu görülmekte… (Kaynak:T24)

Diğer kazalar gibi bu kaza da Yetkililer tarafından incelenecektir ve bu kazayla ‘birinci dereceden ilgili görülenlerin’ kendilerine ve yakınlarına inceleme sonuçları hakkında bilgiler verilecektir….

Diğer sivil havacılık kazalarında da olduğu gibi, meydana gelen askeri/sivil havacılık kazalarının sebeplerini merak edenler (kazalarda taraf olmayanlar) bilgi ihtiyacını ‘açık-kaynaklardan’ karşılamaya çalışacaktır…!

*

Bu kaza neden meydana geldi…?

Gerçekte, bu kazaya yönelik TV haberlerini izleyenler bu kazanın meydana geliş şekli hakkında bir fikir edinebilir… Video ve fotoğraflardan da görüleceği üzere:

-Bu kazanın meydana geldiği Şentepe-Rahmandüzü mevkiinde kış şartları hüküm sürmekteydi; bu kazanın meydana geldiği, saat 14:25 civarında ve takibeden saatlerde kapalı/sisli bir hava mevcuttu.

-Bölgeyi tanıyanlar, bu bölgede kısa sürede değişebilecek hava koşullarına uygun bir ortam olduğunu söylüyor; çevredeki Krater Göllerinin de etkisiyle…

-Kazanın meydana geldiği yer, düz bir ovayı takiben, arazinin hızla dikleştiği, tepelik bir bölge…

Kazanın bir yerleşim yerinin yakınında meydana gelmiş olması arama-kurtarma personelinin kaza mahalline ulaşmasını kolaylaştırmış göründü…

*

Aşağıdaki videoyu-sabır gösterip- izleyeceklerin, TV yorumcularının (bir kısmının) ne kadar heyecanlanıp, sapla-samanı karıştırabildiklerini de göreceklerdir…!

Temmuz 2020’de de, bir keşif uçağımız Gevaş (Van) yakınlarında düşmüş, uçakta bulunan ekip hayatını kaybetmişti…

Meydana gelen bu iki kaza arasında benzerlik var mıydı…; cevaplanması gereken sorulardan sadece biri…!

Meydana gelen bu kazayla ilgili olarak, ‘Sözcü.com.tr’de yayımlanan habere: ‘Muhsin Yazıcıoğlu kazasına çok benziyor’ denilmiş !

https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/muhsin-yazicioglu-kazasina-cok-benziyor-6295475/

Keşke, havacılık kazaları (ve diğerleri) sadece, TV yorumcularının (bir kısmının) ‘hamasi’ konuşmalarıyla önlenebilse…!

Diğer taraftan, ‘ani değişen hava koşulları…’ bir kazanın incelenmesinde dikkate alınması gereken faktörlerden sadece biri olabilir; hepsi değil…!

*

Sivil/Asleri Havacılık sahasına yönelik kanunun/kanunların gözden geçirilmesi ve alınması gereken / alınabilecek tedbirler hususunda, başta Havacılık Tıbbı Uzmanları olmak üzere, Kamuoyunun daha geniş katılımına ve katkısına ortam sağlanması bu gibi kazaların önlenebilmesi için uygun bir başlangıç olabilir…!

Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.aljazeera.com/news/2021/3/4/military-helicopter-crash-in-southeast-turkey-kills-ten

https://www.hurriyet.com.tr/video/ispartada-casa-tipi-cn-235-ucagi-dustu-40712967

SpaceX… bu defa başardı…(mı…?) (SpaceX… this time successful…?)

SpaceX, dün gerçekleştirdiği SN10 Test Uçuşu başarılı oldu… Prototip SN10, uçuşunu tamamlayarak, yere, bu defa infilak etmeden, inmeyi başardı…!

Ancak, inişten dakikalar sonra, araç infilak etti…! Bu patlamanın, depolardan sızan metan gazından kaynaklandığı sanılıyor…;’düşük kaliteli bazı basınımızın ifadesiyle…: ‘gaz sıkışmasından’…!

Göründüğü kadarıyla, Musk’ın Marsa gitmesi (göndermesi) pek kolay olmayacak…!

Gerçekleştirilen bu testte, aracın kumanda yüzeylerinin (manevra) etkinliği ile Raptor motorların çalışma ve yönlendirme (thrust-vectoring) etkinliği sınandı…

Bu testte araç 10 km kadar bir yüksekliğe ulaştırıldı…

Uçuşta motor parçalanması…neden ve nasıl olur…? (Why…engine parts sparate in flight…?

2018’deki kaza…! (Kaynak: avherald.com)

Uçuşta motor parçalanmalarıyla karşılaşma sıklığımız attı…(mı ?)…!

Sadece, 20 Şubat 2021 günü meydana gelen iki kaza, Sayın İ.Ortaylı’nın deyimiyle, ‘bu konu üzerinde önemle durmamızı’ gerektiriyor… (Bu yeni kazalar bu sitede de özetlenmişti…)

*

Uçuşta motor neden parçalanır…?

Bu sorunun cevabı, aslında, zor değil…! Kısa cevabı: ‘Ya, ne yapsaydı …!’

Şüphesiz, bu cevabı, yaşanan bu son iki *kazanın ‘ölümcül sonuçlar doğurmamış olması’ sebebiyle böyle verebilmekteyiz…. 2016’da, Southwest Havayollarında (ABD) meydana gelen bir Boeing 737-700 kazası-maalesef-hayli üzücü bir şekilde sonuçlanmış; uçuşta CFM56-9B tipi motordan kopan parça uçağın penceresini parçalayarak, bir kadın yolcunun ölümüne yol açmıştı…!

*

Bir başka kaza ise 13 Şubat 2018’de meydana gelmiş, bu kazada, United Havayollarına (ABD) ait bir Boeing 777-200 tipi uçağın motorunun Fan Pallerinden biri uçuş esnasında koparak, büyük tehlike atlatılmasına yıl açmıştı… (*Yaşanan bir durumun ‘kaza’ mı, yoksa, ‘olay’ mı olacağının kararı, ölümcül bir sonuç doğurmamışsa, meydana gelen hasarın onarım maliyeti hesaplanarak belirlenmekte…Kısaca, ‘maliyet kriteri’ üzerinden sınıflama yapılmakta… Ölümcül bir sonuç doğurmadı diye ‘Olay’ olarak geçiştirmek-biraz-‘ucuzculuk’ olur…!)

Avherad.com’da 23 Şubat 2021’de yayımlanan bir haberde, bu kazanın NTSB (National Transportation Safety Board, ABD) tarafından hazırlanan inceleme raporunun güncellendiği duyuruldu…

Bu kazaya konu olan uçak, UA-1175 uçuş numarasıyla, 14 Şubat 2018 günü, 363 yolcu ve 10 kişilik uçuş ekibiyle, San Fransisko’dan (Kaliforniya, ABD) Honolulu’ya gitmekteydi… Uçak 36,000 fit yükseklikte uçarken, inişine 45 dakika kadar kala, uçağın sağ motorunun (PW4077) bazı parçaları koptu…Neyse ki, pilotlar uçağı Honolulu’ya emniyetli bir şekilde indirebildi…!

Kaza İnceleme Heyeti, 6 Mart 2018’de yaptığı açıklamada, motorun Fan Diskinden bir ‘Pal’in koptuğunun (in flight seperation) belirlendiğini duyurdu. NTSB, 30 Temmuz 2020’de, Nihai Raporunu (Final Report) yayımladı… NTSB, 23 Şubat 2021’de de, bu kazayla ilgili olarak, Web Sitesinde güncelleme yaptı…

NTSB’nin incelemesine göre, meydana gelen bu kazaya Motor İmalatçısının geliştirdiği modern parça-kontrol teknolojisinin, yeterli eğitim programı geliştirilmeden uygulanmakta olması sebebiyle, parçalarda ortaya çıkabilecek çatlakların zamanında belirlenememiş olmasının sebep oldu…!

Bu kazaya katkıda bulunan bir başka sebep ise, parçaları kontrol eden ‘kontrolcüler’le (Inspectors) bu parçalara kontrol yöntemi belirleyen ‘Süreç Mühendisleri’ (Process Engineers) arasındaki iletişimin yetersiz olması…!

Kısacası, her ikisi de ‘insan hatası’…; her zaman olduğu gibi…! (Bu bulgulara ‘Malzeme Yorulması’ deyerek ‘sıyıran’/’sıyırmaya çalışan’lar her zaman olmuştur ve olacaktır…!)

NTSB, gerçekleştirdiği araştırma sonunda bu kazanın oluşunu şöyle özetlemiş:

*Uçuş esnasında, çok şiddetli bir patlama meydana gelmiş; uçak sarsılmaya ve sağa yatmaya başlamış, otopilot devreden çıkmış,

*Pilotlar, olayı doğru değerelendirerek, sağ motoru hemen durdurmuş (durdurma kumandası vermiş).

*Uçağın kumandası zorlaşsa da (otopilot devreden çıkmıştı), Kaptan Pilot uçağı 23,000 fite indirebilmiş,

*Kokpitte bulunan (izinli) üçüncü pilot yolcu kabininden hasarlanan motorun videosunu çekmiş ve pilotlar birlikte durumu değerlendirmişler.

*Uçağı, daha sonra, görerek şartlarda ve doğrudan yaklaşma ile, Honolulu Havaalanına emniyetli bir şekilde indirebilmişler.

İniş sonunda yapılan incelemede, kopan Pal parçasının uçağın gövdesinde küçük bir hasara da yol açtığı belirlenmiş…

Yararlanılan Kaynaklar:

http://avherald.com/h?article=4b4e8ca7&opt=0

Marsı nasıl bilirdiniz…? (How do you know about Mars…?)

Landscape of Mars's surface
Görülebilecek en renkli Mars…! (Kaynak: JPL / CORNELL / NASA; theatlantic.com)

Shannon Stirone’nin, theatlantic.com’da 26 Şubat 2021’de yayımlanan bir haberinde, (yaygın, ve ‘az-saygın'(!) basındaki ifadesiyle) Mars ‘masaya yatırıldı’… Bu haber-yazıda, Marsı ‘kolonileştirmenin’ ne kadar doğru ve ‘insani’ bir fikir olduğu sorgulandı…

Daha ileri gitmeden, bize ait olmayan (mal-sahibi olmadığımız) bir yeri ‘kolonileştime’ isteğinin kökeni genetik olabilir… Neticede, insanlık , yüzlerce yıldır, ‘fetih’ de dahil olmak üzere, farklı adlar altında bu hayalini-bir şekilde-gerçekleştirdi…; kimisi ülke sınırlarının yakınındaki bölgelerde, kimisi de deniz-aşırı olarak… Evrim süreci içinde, bir yerleri ‘kolonileştirme’ isteği genlerimize de kazınmış olmalı… (Bunu ispatlayacakların Nobel Ödülü masada hazır…!)

Bu sebeple, kaçınılmaz olarak, ‘Marsı kolonileştirme’ ifadesini, bilinç altından gelen bir dürtüyle olsa gerek, kolayca kullanmaktayız…

Elon Musk’ın ‘Mars sevgisi’ de buradan besleniyor olabilir…

Yine daha ileri gitmeden, uzay araştırmalarının/çalışmalarının esas amacı bu olmasa da, teknolojik birçok gelişmeye vasıta olduğu hususu da yeterince bilinmekte… Yine de, bu araştırmaların insanı insan yapan ‘bilinmeyene olan merak’ dürtüsünden kaynaklandığını kabul etmek gerekir. Birçok bilim insanı hayatının/kariyerinin büyük bir bölümünü (bazıları da servetinin ve hatta sağlığının büyük bir bölümünü) bu ‘merak’ yolunda harcadı ve harcamakta…; Marie Curie… aklımıza ilk gelenlerden…!

Musk’ı motive eden sadece merak mıdır …?

Musk, Carl Sagan kitaplarıyla büyümüş biri… Carl Sagan’ın ‘uzaya olan merakı’ Musk’da da mevcut görünüyor… Şüphesiz, bu kötü bir şey değil… Isaac Asimov da, insandaki bu ‘bilinmeyene olan merak’ duygusunun önemine dikkat çekmişti…; ‘insanı insan yapan’ zaten bu duyguydu…!

Mars, göründüğü kadarıyla, gezegenimize en fazla benzeyen diğer gezegenlerden en yakınımızda olanı… Yine de, toprağındaki demir-oksit bolluğu sebebiyle ‘pişmiş-toprak’ görünümünde olsa da, bu rengi bize oranın ‘tatlı bir sıcaklıkta olabileceği’ çağrışımını yaptırsa da, Mars gerçekte, gündüzleri dahi sıcak olmayan, geceleri ise fazlasıyla soğuk olan bir yer… (Marsın sahip olduğu-çok sevimli olmayan-özellikleri için, bu sitede daha önce yayımlanmış yazılardan ‘İki Mars, İkincisi Biraz Ters’ olana bakılabilir…)

Musk’ın ‘Mars havucunu’ burnumuzun önünde tutmasının kısa vadede ve firması SpaceX için önemli bir getirisi olabilir… Kendisi bu yolda çok kıymetli bir taşıyıcı-roketini ve bir elektrikli otomobilini feda edebildi…! Kabul etmek gerekir ki Musk, tekrar-kullanılabilir rokey ve uzay aracı tasarımında, kısa sayılabilecek bir sürede, çok önemli başarılar elde etti…

Yine de, geliştirmekte olduğu yeni uzay aracının yer/uçuş testlerinde fazla sık hatalar yapması, onun gözünün biraz ‘fazla kara’ olduğunu da düşündürmekte…!

Stirone, Marsın bir Dünya olmadığına, hatta, Dünyaya yakın özellikte bile olmadığına dikkati çekerek, Marsa gitme hayali kuranlara ve onlara (biraz çabuk ve kolay) inananlara bir hatırlatmada bulunuyor…

Marsta, soğuğun yanında, Dünyadakinin benzeri, bolca kayalar ve çöl ortamı mevcut… Kısaca, rahmetli Alpman, Mars için ‘havasına…suyuna…’ diye bir şarkı söyleyemezdi…!

Marsta mevsimlik olarak ortaya çıkan toz fırtınaları da ‘adamı/kadını canından bezdirecek ‘ nitelikte…

Marsın çok ince olan atmosferinde solunum için yeterli oksijen yok…; olsa bile, bu düşük basınç ortamı nefes almaya engel… Bir gün, Marsa gidilebilirse, gidecekler ‘küvez’de yaşamak zorunda kalacak…

Musk da söylese, başkaları da söylese, Mars Dünya gibi değil… hiç değil… Marsın belki iyi taraflarından biri, açık arazide kaza geçirecek bir kişinin, fazla acı çekmeden (en fazla 60 saniyede) ‘terk-i diyar’ edecek olması…!

Sagan, özellikle de gençleri, hayal dünyasında da olsa, uzayın derinliklerine yöneltirken, elinden geldiğince, Dünyanın önemine (kırılganlığına) dikkat çekmeye de çalışmıştı…

Musk’ın uzaya ve Marsa olan hevesi, Sagan’ın hevesinden oldukça farklı görünmekte… Herhalde, Marsa insan taşımak için göndereceği çok sayıdaki aracın Dünyaya dönüşünde Marstan (varsa) kıymetli mineral getirmeyi planlamakta…! Marsa götüreceği insanların orada ne yapacağı (yapabileceği) pek öncelikli bir konu olarak görünmüyor… Eğe’yi, Akdeniz’i geçmeye çalışan Mültecileri (galiba, ‘moda’ deyimiyle: Kuralsız Göçmen…) düşünmezken, Marsa gidecekleri düşünecek halimiz pek yok…!

Yine de, Musk’a, Sagan’ın ‘Küçük Mavi Nokta’sına (A Pale Blue Dot) bir defa daha bakmasını öneririz…

Sagan da, bir gün Marsa insan gönderilebileceğinden bahsederken, insanlığın Dünyadaki kötü kullanımına (misuse) dikkat çekerek, ‘Marsta sadece mikropların varlığı doğrulansa bile, Marsı onlara bırakmalıyız…’ diyebilmişti…!

Sagan ‘kolonici’ değildi…!

İnsanlığın geleceği için uzay/gezegen araştırmalarını teşvik edenlerle, ‘uzayda villa’ (hayali) pazarlayanları iyi ayırdetmek gerek…

Yararlanılan Kaynak:

https://www.theatlantic.com/ideas/archive/2021/02/mars-is-no-earth/618133/

‘Panik’ yarattı…(mı?) (Does it cause a panic…?)

Güncelleme:

Alberta Üniversitesinden astronomlar, gözlenen bu meteorun atmosfere saatte 220,000 km hızla daldığını ve bu ışımayı atmosferin 46 km yukarısında gerçekleştirdiğini açıkladılar. Kanada Göktaşı Gözlem Ağıyla gerçekleştirilen belirlemeye göre, bu cismin hızı ve yörüngesi dikkate alındığında, Ana Asteroid Kuşağından değil, Güneş Sisteminin derinliklerinden kopup gelen bir kuyruklu yıldız-parçası…

Bu sebeple, atmosferde patlayarak, etrafa toz halinde saçıldığı öne sürüldü… Kısaca, yere sadece tozu düşmüş olmalıydı…

Meteorit avcılarına kötü bir haber…!

…………………………………..

Metor…bu defa Edmonton (Alberta, Kanada’da) gökyüzünü aydınlattı…!

22 Şubat 2021, Pazartesi sabahı, yerel saatle 6:23’te gerçekleşen bu olay, bazı iç basınımızda, ‘panik yarattı’…, ‘tüm geceyi’ aydınlattı… olarak verildi…

Video’dan da izleneceği gibi, bu meteorun ışık saçma süresi bir buçuk saniye kadar sürmekte… Yani, iki saniye bile değil…!

Kanadalılar, bu kadar kısa bir sürede nasıl ‘panik’ olabildiler…bu olayı bu şekilde sunanlara sormak gerek…

Bugünlerde, haber başlıklarında ‘Şok’, ‘Panik’,…gibi sözcükler yer almıyorsa, o haberin haber değeri olmuyor mu ?

Bu meteor ‘tüm geceyi’ aydınlatmış…! ‘Yarım geceyi’ aydınlatanların da görünmesi yakındır…!

Bu gece (TS) 22:00’da: ‘Nasıl ‘yumuşak’ indiler…?’ (LİVE at (TS) 22:00: How ‘soft landing’ was made…?)

NASA, bu gece gerçekleştireceği bir basın Konferansıyla (You Tube’dan da izlenebilir), Perseverance’nin Marsa ‘yumuşak’ inişinin nasıl gerçekleştirildiği hususunda yeni video gösterecek…!

‘Sert İniş’ sevmeyenlere duyurulur…’

(*Bazı ‘amatör’ İnternet basınında, NASA’nın ilk yayımladığı Mars (yüzey) fotoğraflarının ‘olağanüstü’ olduğu, NASA Yetkilileri de kaynak gösterilerek, ileri sürüldü… Yukarıdaki fotoğraf da dahil, yayımlanan fotoğrafların hiçbiri (ve doğal olarak) olağanüstü değildi…; olamazdı…; NASA’nın da böyle bir amacı-hedefi yoktu…! Kabiliyeti (pikseli) sınırlı, mercek camı tozlanmış bir kamerayla vasatın üzerinde fotoğraf çekilmesi zaten beklenemezdi… ‘Kayıt düşmek’ adına bunu belirtelim… Şüphesiz, Perseverance’nin üzerinde, Curiosity’nin üzerindekilerden çok daha gelişmiş/kabiliyetli kameralar mevcut… Onlar kullanıma alındığında Marsın çok daha kaliteli fotoğrafları çekilebilecek… Yine de, aracın şu ana kadar gönderdiği fotoğrafları ‘allayıp pullamak’ (kraldan çok kralcı olmak), sadece, NASA’nın ‘ucuz reklam amacına’ hizmet edecektir; NASA çalışanlarına duyduğumuz tüm saygıya rağmen…!)

Kaynak:

https://www.space.com/perseverance-rover-mars-landing-video-reveal-webcast

Gökyüzü meraklısı Topkaç hayatını kaybetti…(Space enthusiast Kopkaç passed out…)

(Kaynak: https://www.karar.com/nasadan-tesekkur-mektubu-alan-topkac-hayatini-kaybetti-1606534)

‘Diyarbakır’da yaşayan ve astronomiye olan merakıyla 27 yıl boyunca teleskobu ile yaptığı gözlemleri TÜBİTAK Ulusal Gözlem Evi ve NASA ile paylaşıp, teşekkür mektubu alan Abdulkadir Topkaç, kanser tedavisi gördüğü hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde uzun yıllar fırıncılık yapan ve astronomiye olan merakıyla İstanbul’a giderek, Sovyetler Birliği’nden kalma teleskobu satın alan Abdulkadir Topkaç, 27 sene boyunca yaptığı gözlemleri TÜBİTAK Ulusal Gözlem Evi ve NASA ile paylaştı. NASA’dan teşekkür mektubu da alan ilkokul mezunu Topkaç’ın teleskobu, Sur ilçesinde terör örgütü PKK’ya yönelik düzenlenen hendek- barikat operasyonlarında tahrip oldu. Topkaç’a sosyal medyada başlatılan kampanya ile yeni teleskop alındı. 

Yeni teleskobuyla gözlemlerine devam eden Abdulkadir Topkaç, bir süre önce kansere yakalandı. Dicle Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nde tedavi gören Topkaç, dün yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Topkaç’ın ölüm haberi, kentte büyük üzüntüyle karşılandı…’

Hayır…hayır… Cemre düşmedi …; başka şey düştü…! (What can hail from the sky beside the Cemre…?)

(Kaynak: avherald.com)

Avherald.com’da ve başka kaynaklarda 20 Şubat 2021’de yayımlanan bir haberde, bir Boeing 777-400 tipi kargo uçağının motorlarından birinin uçuş esnasında ‘dağıldığı’ duyuruldu…!

Kaza, 20 Şubat 2021 günü (dün) Maastricht Havaalanı yakınlarında meydana geldi… Longtail Aviation firmasına ait bir 747-400 tipi uçak, Maastricht’ten (Hollanda) New York’a, LGT-5504 uçuş numarasıyla, uçuş için havalandıktan kısa bir süre sonra, uçağın 1 numaralı (soldan, ilk motor) motorunun türbin diski palleri dağılarak etrafa saçıldı…Bu parçaların bir kısmı, pistbşına üç km kadar uzakta olan bir köyün üzerine düştü… Bu pallerden, bölgede park etmiş otomobillere saplananlar oldu…! Parçalardan biri, yolda yürümekte olan yaşlı bir bayanın hafif-şekilde yaralanmasına yol açtı…

Pilotların ‘Acil Durum’ (PAN PAN,…MAYDAY) bildirmesinden sonra, yakıtını tüketmek için bir süre havada dolnan uçak, kalkışından bir saat kadar sonra, Belçika’nın Liege Havaalanına emniyetli bir iniş yaptı…

*

(Kaynak: You Tube; Blancolirio)

Fazlasıyla ilginç bir tesadüf olarak, ikinci bir haber de ABD’den geldi…!

Pliot Juan Brown, You Tube’deki ‘Blancilirio’ adlı kanalında yayımladığı bir video-haberde, United Havayollarına ait bir Boeing 777-200 tipi uçağın iki numaralı (sağ) motorunun uçuş esnasında parçalandığını duyurdu…UA-328 uçuş numarasıyla gerçekleştirilen bu uçuşta, uçak, 231 yolcusu ve 10 kişilik uçuş ekibiyle, Denver’den Honololu’ya gitmekteydi…

Uçağın pistten kalkışı takiben tırmanışı esnasında (bu esnada motorlar tam güçle çalıştırılır) Pratt Whitney (PW 4077) tipindeki sağ motor (muhtemelen Fan Pali/Palleri) parçalandı…!

Acil Durum (Mayday) bildirimi yapan pilot uçağı kalkış yaptığı Denver Havaalanına, kakıştan 23 dakika sonra, emniyetle indirdi… Uçağın hasarlanan motorunda başlayan yangın, inişi takiben söndürüldü… Yaşanan bu kaza esnasında uçaktakilerden yaralanan olmadı…

Uçağın motorundan kopan parçalar, havaalanına 30 km kadar uzaklıktaki bir yerleşim yerine (Broomfield; Colorado) düştü…! Düşen parçaların bir kısmı bir evin çatısını hasarladı…

*

Motordan parça kopmasının sebepleri yeterince bilinmekte… Genelde, ‘malzeme yorulması’ (fatigue) sebebiyle meydana gelen çatlamalar… Tasarım hatasından (bölgenin kontrol güçlüğü, kontrol limiti oluşturma hatası,…) başlayarak, hatalı imalat, bakım uygulamalarında kontrol eksikliği, … gibi bir çok tek ya da müşterek sebebi olabilmekte…

Yararlanılan Kaynaklar

http://avherald.com/h?article=4e35302b&opt=0

http://avherald.com/h?article=4e35503b&opt=0

(Günün seçimi)