Marsı nasıl bilirdiniz…? (How do you know about Mars…?)

Landscape of Mars's surface
Görülebilecek en renkli Mars…! (Kaynak: JPL / CORNELL / NASA; theatlantic.com)

Shannon Stirone’nin, theatlantic.com’da 26 Şubat 2021’de yayımlanan bir haberinde, (yaygın, ve ‘az-saygın'(!) basındaki ifadesiyle) Mars ‘masaya yatırıldı’… Bu haber-yazıda, Marsı ‘kolonileştirmenin’ ne kadar doğru ve ‘insani’ bir fikir olduğu sorgulandı…

Daha ileri gitmeden, bize ait olmayan (mal-sahibi olmadığımız) bir yeri ‘kolonileştime’ isteğinin kökeni genetik olabilir… Neticede, insanlık , yüzlerce yıldır, ‘fetih’ de dahil olmak üzere, farklı adlar altında bu hayalini-bir şekilde-gerçekleştirdi…; kimisi ülke sınırlarının yakınındaki bölgelerde, kimisi de deniz-aşırı olarak… Evrim süreci içinde, bir yerleri ‘kolonileştirme’ isteği genlerimize de kazınmış olmalı… (Bunu ispatlayacakların Nobel Ödülü masada hazır…!)

Bu sebeple, kaçınılmaz olarak, ‘Marsı kolonileştirme’ ifadesini, bilinç altından gelen bir dürtüyle olsa gerek, kolayca kullanmaktayız…

Elon Musk’ın ‘Mars sevgisi’ de buradan besleniyor olabilir…

Yine daha ileri gitmeden, uzay araştırmalarının/çalışmalarının esas amacı bu olmasa da, teknolojik birçok gelişmeye vasıta olduğu hususu da yeterince bilinmekte… Yine de, bu araştırmaların insanı insan yapan ‘bilinmeyene olan merak’ dürtüsünden kaynaklandığını kabul etmek gerekir. Birçok bilim insanı hayatının/kariyerinin büyük bir bölümünü (bazıları da servetinin ve hatta sağlığının büyük bir bölümünü) bu ‘merak’ yolunda harcadı ve harcamakta…; Marie Curie… aklımıza ilk gelenlerden…!

Musk’ı motive eden sadece merak mıdır …?

Musk, Carl Sagan kitaplarıyla büyümüş biri… Carl Sagan’ın ‘uzaya olan merakı’ Musk’da da mevcut görünüyor… Şüphesiz, bu kötü bir şey değil… Isaac Asimov da, insandaki bu ‘bilinmeyene olan merak’ duygusunun önemine dikkat çekmişti…; ‘insanı insan yapan’ zaten bu duyguydu…!

Mars, göründüğü kadarıyla, gezegenimize en fazla benzeyen diğer gezegenlerden en yakınımızda olanı… Yine de, toprağındaki demir-oksit bolluğu sebebiyle ‘pişmiş-toprak’ görünümünde olsa da, bu rengi bize oranın ‘tatlı bir sıcaklıkta olabileceği’ çağrışımını yaptırsa da, Mars gerçekte, gündüzleri dahi sıcak olmayan, geceleri ise fazlasıyla soğuk olan bir yer… (Marsın sahip olduğu-çok sevimli olmayan-özellikleri için, bu sitede daha önce yayımlanmış yazılardan ‘İki Mars, İkincisi Biraz Ters’ olana bakılabilir…)

Musk’ın ‘Mars havucunu’ burnumuzun önünde tutmasının kısa vadede ve firması SpaceX için önemli bir getirisi olabilir… Kendisi bu yolda çok kıymetli bir taşıyıcı-roketini ve bir elektrikli otomobilini feda edebildi…! Kabul etmek gerekir ki Musk, tekrar-kullanılabilir rokey ve uzay aracı tasarımında, kısa sayılabilecek bir sürede, çok önemli başarılar elde etti…

Yine de, geliştirmekte olduğu yeni uzay aracının yer/uçuş testlerinde fazla sık hatalar yapması, onun gözünün biraz ‘fazla kara’ olduğunu da düşündürmekte…!

Stirone, Marsın bir Dünya olmadığına, hatta, Dünyaya yakın özellikte bile olmadığına dikkati çekerek, Marsa gitme hayali kuranlara ve onlara (biraz çabuk ve kolay) inananlara bir hatırlatmada bulunuyor…

Marsta, soğuğun yanında, Dünyadakinin benzeri, bolca kayalar ve çöl ortamı mevcut… Kısaca, rahmetli Alpman, Mars için ‘havasına…suyuna…’ diye bir şarkı söyleyemezdi…!

Marsta mevsimlik olarak ortaya çıkan toz fırtınaları da ‘adamı/kadını canından bezdirecek ‘ nitelikte…

Marsın çok ince olan atmosferinde solunum için yeterli oksijen yok…; olsa bile, bu düşük basınç ortamı nefes almaya engel… Bir gün, Marsa gidilebilirse, gidecekler ‘küvez’de yaşamak zorunda kalacak…

Musk da söylese, başkaları da söylese, Mars Dünya gibi değil… hiç değil… Marsın belki iyi taraflarından biri, açık arazide kaza geçirecek bir kişinin, fazla acı çekmeden (en fazla 60 saniyede) ‘terk-i diyar’ edecek olması…!

Sagan, özellikle de gençleri, hayal dünyasında da olsa, uzayın derinliklerine yöneltirken, elinden geldiğince, Dünyanın önemine (kırılganlığına) dikkat çekmeye de çalışmıştı…

Musk’ın uzaya ve Marsa olan hevesi, Sagan’ın hevesinden oldukça farklı görünmekte… Herhalde, Marsa insan taşımak için göndereceği çok sayıdaki aracın Dünyaya dönüşünde Marstan (varsa) kıymetli mineral getirmeyi planlamakta…! Marsa götüreceği insanların orada ne yapacağı (yapabileceği) pek öncelikli bir konu olarak görünmüyor… Eğe’yi, Akdeniz’i geçmeye çalışan Mültecileri (galiba, ‘moda’ deyimiyle: Kuralsız Göçmen…) düşünmezken, Marsa gidecekleri düşünecek halimiz pek yok…!

Yine de, Musk’a, Sagan’ın ‘Küçük Mavi Nokta’sına (A Pale Blue Dot) bir defa daha bakmasını öneririz…

Sagan da, bir gün Marsa insan gönderilebileceğinden bahsederken, insanlığın Dünyadaki kötü kullanımına (misuse) dikkat çekerek, ‘Marsta sadece mikropların varlığı doğrulansa bile, Marsı onlara bırakmalıyız…’ diyebilmişti…!

Sagan ‘kolonici’ değildi…!

İnsanlığın geleceği için uzay/gezegen araştırmalarını teşvik edenlerle, ‘uzayda villa’ (hayali) pazarlayanları iyi ayırdetmek gerek…

Yararlanılan Kaynak:

https://www.theatlantic.com/ideas/archive/2021/02/mars-is-no-earth/618133/