‘Uçak Bakım Mühendisi’…olur mu…? (‘Aviation/Aircraft Maintenance Engineer’…or what …?)

Havacılık Basınında yer alan bir haber bu konuya dikkat çekti…:

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından alınan karar sonrasında Uçak Bakım Mühendisliği bölümü mezunları ‘eleman’ kategorisine alınmıştı. Konuyla ilgili geri adım atılmasından sonra ilgili üniversitelerden görüş talep edildi….https://www.airporthaber.com/wk-uploads/banners/code/ats-07-18/index.html21

*

Çok eski olmayan bir tarihte, trenlerde ‘Yemekli vagon’ işleten bir firma, eleman arayan ilanında, ‘Uçak/havacılık mühendislerinin de başvurabileceğini’ yazmıştı…!

*

Ülkede hızla açılan yeni Üniversiteler, birçok başka meslek sahasında da olduğu gibi, Havacılık sahasında eleman yetiştirmede de bir ‘enflasayona ve karmaşaya’ yol açmış görünüyor…Haliyle, bundan, Uçak/Havacılık Mühendisleri de nasibini almakta…

Bu konu hazır gündemdeyken (umarız öyledir…!), konunun bazı yönlerine dikkat çekmek faydalı olabilir…:

Öncelikle belirtelim, sivil hava taşımacılığındaki kapasite (uçak sayısı, istihdam edilen personel, buna bağlı uçak bakım ihtiyacı,…) artınca, ihtisaslaşma ihtiyacı da kaçınılmaz olmakta…

Eskiden, sadece iki Üniversitemizden mezun olabilen uçak/havacılık (bu isimlendirme ayrımın haklılığı, ayrıca, tartışılabilir…) mühendislerinin istihdamında dahi önemli bir sıkıntı mevcuttu… Oto Sanayisinde (bilerek, ‘Sanayiinde’…demedik !) iş bulabilen bir genç mühendis kendini şanslı görürdü…! Şeker fabrikasındaki işi dahi kabul edenler oldu…; haliyle, Makina Mühendisi görevi olarak… Ne yapsaydı…; ‘işsiz olmaktan iyiydi…!)

(Haliyle, ‘kapağı Yurt Dışına atabilen’ şanslı bir azınlık-her dönemde olmuştur ve olacaktır-bu tartışmamızın dışında…)

Esas konumuza dönersek:

Bugün gelinen noktada, Uçak/Havacılık Mühendisliği (Aeronautical Engineering/Aerospace Engineering) içinde ihtisaslaşmak bir zorunluluk. Aksine bir davranış, an azından kaynak israfı demek… Uçak tasarımı konusunda yetişmiş bir mühendisi bakım sahasında çalıştırmak, en azından, bu personelden yeterince yararlanmamayı peşinen kabul etmek anlamına gelecektir…Tersine bir uygulama da başka riskleri ve sorunları doğurabilir…

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, nasıl bir uygulamaya gidilirse gidilsin, ‘her meslek için olduğu gibi, mühendislik meslek haysiyetinin de korunmasının gerektiği’ hususudur… Yemekli Vagonda çalıştırılmak üzere personel arayanların, İş İlanlarında, havacılık/uçak mühendislerinin de başvurabileceğini yazabilmelerinin bir yaptırımı olmalıydı…; olmalı…!

‘Mühendilik’, en az dört yıl-süreli bir eğitim/öğretim sürecinin sonunda kazanılabilecek bir ünvan ise, başka ‘kısa-yollara’ sapılma anlamına gelecek çözümler üretilmemeli…!

Yine, diğer uygulamalı eğitimlerde olduğu gibi, Havacılık/Uçak Bakım Mühendisi ünvanının hakedilebilmesi için, öncelikle Üniversite eğitimi içinde, veya bu eğitime ek olarak, ‘Sertifika Eğitimi’ (bir EK-Sertifika almayı sağlayacak ek eğitim) gibi çözüm yolları da mümkün olabilir.

Nasıl ki, sivil havayolu taşıması yapacak uçakların ‘Uçuşa Elverişliliklerinin’ (Airworthiness) Sertifikalandırılması bir zorunluluk ise, bu sahada istihdam edilecek teknisyenler gibi, bu sahada görev alacak Mühendislerin de (Üniversite eğitimi kapsamında veya ilave bir eğitim/öğretim olarak) Sertifikalandırılmaları bir gereklilik olabilir.

Sivil Havacılıkta, Uçak Bakım Sahası, kim ne derse desin, işin başından beri bir ‘Üvey Evlat’ durumundadır. Aksini düşünenler, son otuz yılda meydana gelmiş sivil ticari uçak kaza sebeplerini incelesin…! (Son dönemde meydana gelen ve uçağın ‘otopilot-kumandalı otomatik-gazkolu’ (autothrottle) arızasıyla ilişkili görünen bir havayolu kazası sadece bir örnektir. Merak edenler bu siteden sorgulayabilir…)

Bu ‘Üvey Evlat Olma Durumu’ FAA/EASA Uçuşa Elverişlilik Standartlarında da kendini göstermekte…! Bu bağlamda, ‘Sürekli Uçuşa Elverişlilik’ Standartlarını yakından inceleyenler, uçaklarda ‘başlangıçta sağlanan uçuşa elverişliliğin korunması ve sürdürülmesi’ amacını taşıyan/hedefleyen bu standartların ‘Uçak Tipi Sertifikasyonunun (Tip Sertifikasyonu; Type Certificate)’ bir parçası olmadığını/olamadığını, kendilerine bu gözle bakılmadığını göreceklerdir…! Bu konudaki kavram karmaşası (continuing/continued !) bile bu konunun göz ardı edilmiş olmasının bir yansımasıdır…(konuyu merak edenler, FAA/EASA Sertifikasyon Standartlarının yanında, İngiliz Sivil Havacılık Dokümanı CAP 722’ye de bakabilir…)

Bu konuya değinmemizin sebebi, Bakım Mühendisi olarak yetiştirilecek gençlere bu sahada da yeterli bilgi ve becerinin kazandırılmasının gerektiğine inanmamızdandır…! Bu konunun bel kemiği olan ‘Bakım Standartlarının ve uyulamaya yönelik Prosedürlerin-belirli kalite ve yeterlilik standardında-hazırlanması (Bakım-Onarım El Kitaplarının ve İlişkili Dokümanların, uygulamaya dayalı olarak, Arıza Bildirim, Kayıt ve Giderme Sistemlerinin oluşturulması, idamesi; Teknik Direktiflerin hazırlanması, bakım sistemine entegre edilmesi; standartlara uygun malzeme temini; standartlara uygun onarımların gerçekleştirilmesi; uçak yapısı/motoru ‘Ömür Yönetimi’ programlarının oluşturulması, işletilmesi,…) husus, kendini uçak kazası sebeplerinde de gösteren ve halen devam eden bir yetersizlik sahasıdır…

*

Şüphesiz, yukarıda belirttiğimiz hususlar ‘sağduyulu (fikre saygılı) bir ortamda’ ele alınabilir, tartışılabilir ve sağlıklı bir çözüm yolu bulunabilir…

Geçen otuz yılı-aşan dönemde, Üniversiteler arasında dahi, bu ortamı yeterince gözleyemediğimizi belirtelim…!

Bu konunun fazla aceleye getirilmeden tartışılarak, ‘kalıcı’ adımların atılması, en azından, dileğimizdir…

Yine de, havacılık kazalarının sebeplerinin kamuoyuyla paylaşılması hususundaki ‘çekinceli tavırlar’ ümitli olmamızı engellemekte…!